KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18042 E., 2013/16217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2012 tarih ve 2011/184-2012/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşi olan Haydar Uzun'un yetkilisi olduğu şirket işlerinde kullanılmak üzere imzalayıp diğer kısımları boş olarak kendisine bıraktığı çeklerin, sonradan doldurulmak sureti ile davalılar tarafından ayrı ayrı takibe konu edildiğini, davalıların bu çekleri kötüniyetle iktisap ettiğini iddia ederek, çeklerin istirdadına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; çekin müvekkillerine ... cirosu ile geçtiğini, keşideci ile davacı veya ... arasındaki ticari ilişkinin davalıları ilgilendirmediği gibi kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması vasfı gereğince iyi niyetli 3. kişileri bağlamadığını savunarak, davanın reddine ve her iki müvekkil lehine ayrı çek miktarları baz alınarak %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerde ciro ve imzası bulunmadığından hak sahipliğini ispatlaması gerekirken bu hususun ispatlanamadığı, esasen dava dilekçesi içeriğinde de kendisinin hak sahibi olmadığını, keşideci kardeşinin yetkilisi olduğu şirket işleri için bu çeklerin kendisine bırakıldığını ifade etmiş olduğu, öte yandan hamiline düzenlenmiş olan çekleri davalıların ciranta ...'ten ciro yolu ile aldıkları, bu kapsamda davalıların bile bile borçlu zararına hareket ederek kötü niyetli oldukları hususunun dahi ispatlanamadığı,
davanın mahiyeti, değeri ve davalı yanın muvafakatinin bulunmaması nedeni ile tanıkla ispatın olanaklı olmadığı, davacı vekili yemin deliline dayanmış ise de taraflar arasında temel bir ilişki bulunmadığı gibi suç teşkil edebilecek bir hususta yemin teklif edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18042, K. 2013/16217, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama