KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18188 E., 2013/16011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2012 tarih ve 2011/421-2012/999 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı şirkete ait işyerinin, 13.03.2010 tarihinde, üst katta bulunan davalıya ait su borusunun patlaması nedeniyle akan suyun sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu hasar gördüğünü, 01.06.2010 tarihinde müvekkilince dava dışı sigortalısına ödenen 3.603,00 TL hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu zararın sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğduğu ve davacı şirketin, dava dışı sigortalısının açacağı davanın zamanaşımına tabi olduğu, davacının selefi zarar gören sigortalı tarafından olay tarihinde zarar öğrenilmekle birlikte, hasarın sebebi ve sorumlusunun 23.04.2010 tarihli ekspertiz raporu ile öğrenildiği, takip tarihinin 06.04.2011 olduğu nazara alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı,
hasarın sigortalı işyerinin üst katında bulunan davalı bankaya ait dahili su borusunun patlaması sonucunda gerçekleştiği, ekspertiz raporunda belirlenen hasar bedelinin rayiçlere uygun olduğu, davacı tarafından sadece malzeme hasar bedelinin talep edilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Beyoğlu 5. (İstanbul 20) İcra Müdürlüğü’nün 2011/13109 Esas sayılı takip dosyasında 3.603,00 TL asıl alacak, 272,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.875,74 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigortacı tarafından 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nun 1301. maddesi hükmü uyarınca açılan rücuen tazminat davası olup dava zamanaşımı süresi, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı davadaki zamanaşımı süresine tabidir. Somut olayda, sigortalı ile davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, zararın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte, mahkemece hatalı bir değerlendirme ile zararın sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğduğu ve davanın sözleşmeye uygulanan zamanaşımı süresine tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde zamanaşımı def’inin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle zamanaşımı def’inin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18188, K. 2013/16011, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama