KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18413 E., 2013/16251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAİ HAK.HUK.MAH.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/06/2012 tarih ve 2009/132-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekili şirket ile davalı şirket arasında 01/03/2006 tarihinde lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının 5 yıl süresinde "Retürk" markası adı altında müvekkilinin geliştirdiği hizmet standartlarına ve sözleşme hükümlerine uygun olarak gayrimenkul ve emlak hizmetleri konusunda faaliyette bulunma hakkı elde ettiğini, bu kullanım karşılığında aylık lisans bedeli ödeneceğini ancak davalının sözleşmeden doğan borç ve taahhütlerini yerine getiremediğini, müvekkilinin fesih ihtarnamesiyle haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, tarafların biraraya gelerek ödeme ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını,
müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği halde davalının ticari faaliyetlerinde müvekkilinin markasını kullanmaya devam ettiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi ve önlenmesine, 2.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı markasına herhangi bir tecavüzünün söz konusu olmadığını, taraflar arasında sözleşme imzalandığı dönemde müvekkilinin reklam verdiğini, bu ilanın sözleşmenin geçerli olduğu döneme ait olduğunu, fesihten sonra hiçbir şekilde dava konusu markanın kullanılmadığını, tazminat talep eden davacının zarara uğramasının veya yoksun kaldığı bir kazancın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca 01/03/2006 tarihli RETÜRK GAYRİMENKUL VE EMLAK HİZMETLERİ TALİ LİSANS SÖZLEŞMESİ ile davalıya RETÜRK markasının kullanım hakkının verildiği, sözleşmesinin 18/c maddesinde, davalının lisans sözleşmesinin iptaline sebebiyet verdiği takdirde 5.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin düzenlenmiş olduğu, lisans sözleşmesinin davacı tarafından Kadıköy 24. Noterliğinin 09/10/2008 tarih ve 25005 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiği,
davalının lisans sözleşmesinin feshinden sonra RETÜRK markasının kullanımınaa devam ettiği, eyleminin markaya tecavüz olarak değerlendirileceği gerekçesiyle davalının adı geçen markayı kullanmak suretiyle 556 sayılı KHK uyarınca markaya tecavüzünün tespitine, tecavüzün durdurulmasına, men'ine, önlenmesine, 3.964,80 TL (KDV dahil) tutarındaki maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak şimdilik 2.000,00 TL'si ile takdiren 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18413, K. 2013/16251, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama