KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2216 E., 2013/18473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2011 tarih ve 2009/195-2011/433 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına ... Limanının ...nolu tescil numarasında kayıtlı M/Y Pıranha adlı motor yatın 20.06.2000 tarihinde davalıya hibe ve teslim edildiğini, daha sonra devir için gerekli evrakların dernek yetkilisi Çağlar Altıntaş'a teslim edildiğini, aradan 7 yıl geçtikten sonra ......Vergi Dairesi'nin yata ait MTV borcunun ödenmediği gerekçesi ile davacı aleyhine ödeme emri gönderdiğini, bu nedenle davalı derneğin devir işlemlerini gerçekleştirmesi için ihtarname keşide edildiğini, ancak gönderilen cevabi ihtarda yatı teslim almalarına rağmen gerekli evraklarını almadıklarını iddia ettiklerini ileri sürerek, dava konusu yatın davacı adına olan kaydının terkinine ve ödenmeyen MTV tutarının davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 20.06.2000 tarihinde yapılan anlaşmaya göre yat sahibinin tescile esas belgeleri temin edip davalıya vereceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının bu edimini yerine getirmediğini, davacının vergi borçlarına itirazı nedeni ile açtığı davanın reddedildiğini, dernek yetkilileri hakkında yapılan şikayet nedeni ile de takipsizlik kararı verildiğini, davacının 8 yıl gibi bir süre geçtikten sonra vergi cezalarından kaçmak için bu davayı açtığını, yatın devir, teslim ve tescilinin bağışlayan konumunda olan davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı gerçekleşmediğini, yatın hiçbir zaman dernek tasarrufuna geçmediğini ve davalı tarafından kullanılmadığını savunarak, davanın görev, yetki ve esas yöünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, teknenin kendisine teslim edildiği anlaşılan davalının, aradan geçen uzun süreye rağmen tescili için gerekli belgelerin kendilerine teslimi için davacıdan herhangi bir talebinin bulunmadığı, ihtarının söz konusu olmadığı, bu konuda davacının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle söz konusu belgelerin teslim edilmediğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teknenin davalıya hibe edilmiş olması ve aradan geçen uzun süre gözetildiğinde, böyle bir savunmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun düşmediği ve TTK'nın 868. maddesi gereğince gemi siciline kayıtlı bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaların lazım ve kafi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, konusu yatın davacı adına olan kaydının sicilden terkini ile davalı adına tesciline ve ödenen MTV'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, gemi siciline tescil, terkin ve düzeltme ilgilinin talebi üzerine olur. (TTK.843 ve 849.) İlgililer mahkemeden gemi mülkiyetinin sicile tesciline dair istemde bulunamaz. İlgililer ancak, TTK’nın 864. maddesinde açıklandığı üzere sicil memurunun kararları hakkında aynı Kanun'un 36. maddesine göre itiraz hakları mevcuttur. Bu itibarla, mahkemece, terkin ve tescil istemi yönünden sicil memuruna başvurulmadan, üstelik sicil memurunun taraf olmadığı bir davada, doğrudan mahkemeye başvurulamayacağı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Diğer talepler yönünden incelemeye gelince; dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davacı vekilince davaya konu edilen yatın davalı tarafından dava dışı ... Denizcilik Yüksek Okulu'na haricen satıldığının iddia edilmesine, bu bağlamda işbu davada verilecek kararın dava dışı devralanın hukuki yararını da etkiliyeceğinin muhakkak olmasına göre, gerek yatın mülkiyetinin tespiti, gerekse davalının vergi sorumluluğunun miktarının belirlenmesi bakımından dava dışı devralanın yokluğunda uyuşmazlığın çözülmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekiline yatın devredildiğini iddia ettiği dava dışı devralana karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde işbu davayla birleştirilmesi, dava konusu yatın dava dışı devralana hangi tarihte devredildiğinin belirlenmesi ve dava tarihine göre mülkiyetin tespiti gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2216, K. 2013/18473, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama