KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1510 E., 2013/18572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/264-2012/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili ile davalı arasında yapılan acentelik sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmede belirtilen sigorta dallarında Zonguldak İli sınırları içinde veya müvekkilinden yazılı izin almak koşuluyla bahsi geçen bölge sınırları dışında faaliyette bulunmak üzere 1164 acenta koduyla sigorta yetkili acenteliğini aldığını, acentelik sözleşmesinin daha sonra müvekkili tarafından feshedildiğini ve müvekkilinin 31/12/2004 tarihinden itibaren poliçe kesmeme kararı aldığını,
buna rağmen dava dışı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhine davalı acentenin 17/05/2005 tarihinde düzenlemiş olduğu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanılarak ilamsız icra takibi yapıldığını ve itirazları üzerine açılan itirazın iptali davasında aleyhlerine verilen ve temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşen karar ile ödeme yaptıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla haksız olarak ödenen 7.217,80 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığım ayrıca poliçede yazılı olan acente kodu ve adresin farklı olduğunu, poliçenin müvekkiline teslim edildiğine dair bir belge olmadığını, sigorta poliçesinden müvekkilinin haberdar olmadığını, poliçenin sahte olarak düzenlenmiş olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bu delillerden de özellikle davaya konu edilen fotokopi şeklindeki poliçe bilgilerine, poliçe aslının tüm araştırmalara rağmen ele geçirilememiş olmasına, icra dosyası, itirazın iptali dava dosyası ve sahtecilik iddiasına yönelik soruşturma dosyası kapsamlarına, davacı şirkete davaya konu poliçenin davalıya teslim edildiğine dair belgelerin gönderilmesine ilişkin taleplere verilen cevaplar kapsamına, acentelik sözleşmesine,
acentelik sözleşmesinin feshine dair fesihname kapsamına, davalı savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu poliçenin aslı veya davacı şirkette bulunması gereken örneği ele geçirilemediği gibi, poliçe aslının davalıya hangi tanhte ve nasıl teslim edildiğine dair tesellüm belgesinin de temin edilemediği, davaya konu poliçedeki acente kodu ve poliçenin altındaki acente kaşesi ile davalının acente kodu, acentelik ünvan ve adres bilgilerinin uyuşmadığı, poliçenin sahte olarak tanzim edildiğine dair şüphelerin savcılığa yapılan ihbara rağmen bir türlü aşılamadığı,
davalının savunmasını doğrular mahiyette bir kısım bilgilere ulaşıldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1510, K. 2013/18572, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama