İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1690 K.2024/4669

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1690Karar2024/4669Tarih4 Haziran 2024Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1690 E., 2024/4669 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/3771 Esas, 2022/2066 Karar
Hüküm
Başvurunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/1091 E., 2019/447 K.
Birleşen dava
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/306 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı arasında 28.10.2015 tarihinde 2015/16, 2016/17 ve 2017/18 sezonları için geçerli olmak üzere "reklam ve tanıtım sözleşmesi" adı altında bir sözleşme bağıtlandığını, davacının reklamının ve tanıtımının sağlanması maksadıyla davalının sözleşmede belirtilen süre içerisinde, Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımının TFF Süper Lig ve Türkiye Kupası maçlarında giyeceği formalarda davacının isminin yer alması ve sözleşmede belirtilen diğer hakların sağlandığını, sözleşme çerçevesinde 2015/16 sezonu için sözleşme bedeli KDV dahil 9.000.000 TL,

2016/17 sezonu için 10.000.000 TL ve 2017/18 sezonu için 11.000.000 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, 2015/16 sezonu için yapılacak 9.000.000 TL'lik bedelin ödenme şeklinin sözleşmede belirtildiğini, 2015/2016 dönemine ilişkin olmak üzere davacı müvekkilinin toplamda 3.983.702 TL değerindeki maliki olduğu taşınmazları davalıya devrettiğini, aynı sezonun kalan bakiye tutarı içinse toplam on dört adet senet tanzim edildiğini,

davacının sözleşmenin devamı sürecinde edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak bir kısım şirket yetkililerinin devlet yapılanmasına paralel örgüte yönelik yapılan soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulmasının hemen akabinde ortada açılmış bir dava kesinleşmiş bir mahkeme ve tutuklama kararı olmamasına rağmen, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak 28.04.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davacının davalı tarafın sözleşmenin feshine ilişkin olarak gönderdiği ihtarnameye cevap vererek itirazlarını belirttiklerini,

davalı tarafça söz konusu ihtarnameye cevap verilmediği gibi taşınmazların ve senetlerin iade edilmediğini, davalı tarafça yapılan feshin sözleşmeye aykırı olduğu, konunun müzakere edilmediği, feshin sonuçlarına dair mutabakat oluşturulmadığını, söz konusu sözleşmeden beklenen yararın oynanan maç sayısından ziyade oynanan maçın önemine göre gerçekleştiğini, lig sonunda oynanan kupa, final ve derbi maçlarında yer alan sponsor reklamlarının aslında tüm sezon boyunca kullanılan sponsor reklamlarına eş ve belki daha çok fayda sağlandığını,

kupa maçlarının şifresiz ulusal kanalda yayınlandığını ve dolayısıyla oldukça büyük bir kitleye ulaştığının tartışılmaz olduğunu, ücretinin alınmasına rağmen verilmeyen tek hizmetin bu maçlarla sınırlı olmadığını, davalı tarafın sözleşme ile yüklendiği diğer edimleri de büyük ölçüde yerine getirmediğini, 2015/16 sezonunun 2/3'ünden az maçta davacıya ait markanın formada taşındığı ve sözleşmede belirtilen hak ve uygulamalardan yararlanmadıklarını ileri sürerek müvekkilinin, sözleşme kapsamında davalıya verilen 31.10.2016, 30.11.2016, 31.12.2016, 31.01.2017, 28.02.2017,

31.03.2017 ve 30.04.2017 vade tarihli ve her biri 375.000,00 TL bedelli 7 adet senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; asıl davada ileri sürdüğü maddi vakıaları ve iddiaları tekrar ederek müvekkilinin, sözleşme kapsamında davalıya verilen 31.05.2017, 30.06.2017, 31.07.2017, 31.08.2017, 30.09.2017, 31.10.2017 ve 30.11.2017 vade tarihli ve her biri 375.000,00 TL bedelli 7 adet senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin cevap dilekçesinde; asıl gayesi Türkiye'yi iç savaşa sokup işgale hazır hale getirmek olan bir terör örgütüne finansal destek sağlamak suçuyla yapılan soruşturma kapsamında davacı şirketin sahibinin ve ortakları olan altı kişinin tüm malvarlıklarına el konulduğunu, ayrıca şirket ortağı Halit Dumankaya'nın soruşturma kapsamında 22 Nisanda tutuklandığını, konuyla ilgili Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararda örgütle bağlantı konusunda ifadelerin yer aldığı,

davacı şirketin tüm bu olaylar akabinde "Hakkınızı Helal Edin, Aldatıldık'" şeklinde gazetelere ilan verdiklerini ve sürecin davacı şirkete TMSF tarafından kayyum atanması ile neticelendiğini, söz konusu soruşturmaya davacı şirketin ve bazı yönetim kurulu üyelerinin isminin karışmış olması,

şirketin ve ortaklarının tüm malvarlığına el konması ve şirket sahibinin tutuklanması durumunun davalı şirket ve Galatasaray bağlı ortaklarının marka değerine ve ticari itibarına çok ciddi şekilde zarar verici hale geldiğini, hal böyle olunca sözleşmenin devamı, davacı şirketin isim ve logosunun, davalı şirket marka ve logosu ile birlikte ilişkilendirilmesi anlamına geleceğini, bunun kabulünün söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacının kusuru nedeniyle kendilerinden hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemeyeceğini, bu yönüyle yapılan feshin haklı olduğunu,

sponsorluk sözleşmelerinin maç üzerinden değil bir futbol sezonu üzerinden yapıldığını, davacı tarafından yerine getirilmediği iddia olunan edimlerin kullanım hakkının davacının tasarrufunda olan bir konu olduğunu, davacının fesih tarihine kadar tüm sözleşmesel haklarını eksiksiz olarak hatta fazlasıyla yerine getirdiğini ve davacı şirketin tüm taleplerinin karşılandığını, fesih tarihinin 2015/16 sezonunun bitimine çok kısa bir süre kaldığında gerçekleştiğini savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sponsorluk sözleşmesinin temelinde sponsorluk verenin kendi marka bilinirliğinin sağlanması ve tanıtımının yapılması amacıyla sponsorluk alanla sponsorluk anlaşması yapmasının söz konusu olduğu,

davacı firmanın bütün Türkiye'yi derinden sarsan bir olaya karışmış FETÖ terör örgütü ile faaliyeti olduğu iddia edilen kişileri yönetiminde barındırmasının, davalı spor kulübü açısından sponsorluk sözleşmesine devamı çekilmez hale getiren bir haklı neden olduğu ve davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, davalı tarafından gönderilen ihtarnamenin karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşme ileriye etkili olarak sona erdiği, fesih beyanına kadar ifa edilmiş edimlerin geçerliliğini koruduğu,

bilirkişi raporunda her ne kadar gerek süper ligde gerek Türkiye kupasında sponsorluk yükümlülüğünün çıkılan maça göre %83, %84 oranında yerine getirildiğine temas edilip neticede sözleşmenin kurulmasından davalı şirketçe fesih beyanının yapıldığı tarihe kadar geçen sürede edimler ifa edilmiş olduğundan davacı şirketin söz konusu senetlerin bazıları bakımından borçlu olmadığının tespitinin olanaklı görülmediği, davalı spor kulübünce ne kadarlık bir bedelin sponsorluk bedelinin ifası olduğu hususunda takdirin mahkemeye ait olduğuna işaret edilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere sözleşmenin sezonluk olarak imzalandığı,

feshin haklı sebebe dayandığı ve sponsorluk sözleşmesinin niteliği itibariyle ve nihayet feshin yanlar arasında bağıtlanan sözleşmenin mücbir sebepler ve sonuçları başlıklı 5. maddesine temas eder şekilde terör eylemine ilişkin olmasına göre ve terör örgütü suçlamalarının halen devam ettiği gereğine göre ve gün ile sınırlandırılamayacağı sebebine göre davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak ve derhal fesihte haklı olduğu ve sezon itibariyle yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş sayılacağı, davacı şirket yöneticileri isminin terör örgütü kapsamında anılması sebebiyle son süper ligde 4 maç,

Türkiye kupasında 2 maç için sponsorluk yapmamasının bonolara bağlı bedelden indirim yapılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının karara dayanak teşkil edecek mahiyette olmadığını, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile karar verildiğini, sözleşmenin 5.maddesinde davalının sözleşmeyi feshetmesinin ancak mücbir sebep halinde ve mücbir sebebin 30 günden fazla sürmesi halinde mümkün olduğunu, mahkemece şirket ortakları hakkında soruşturma başlatılmış olmasının davalı açısından haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesinin hukukun temel ilkesi olan masumiyet karinesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini,

haksız fesihten sonraki maçlarda müvekkili şirketin sponsorluk sözleşmesine dayalı haklarının kullanmadığı hususu değerlendirilmeksizin davanın reddini doğru olmadığını, mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin feshedildiği tarihin sezon için öneminin kesinlikle göz önüne alınmadığını, sözleşmenin devam ettiği dönem sezon ortası olup, bu maçların izlenme oranları sıralamalara bile giremezken, sezonun final maçı olan Galatasaray / Fenarbahçe maçının birinci sırayı aldığını, bu durum aslında davacının sponsorluk sözleşmesinden beklediği faydanın süre ile orantılı olarak dağılmadığını,

sözleşmedeki edimlerinin ve faydanın süre ile doğrudan orantılanarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyduğunu, müvekkili şirket tarafından alınmamış bir hizmete ilişkin ödenen bedelin iadesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin kendine özgü düzenlemeleri bulunmakla birlikte her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olması, bedel karşılığı yükümlenilen edimin süreklilik arz etmesi gibi nedenlerle genel kanun niteliğindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) "Hizmet Sözleşmelerini" düzenleyen hükümlerinin kıyas yoluyla olayda uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği, 6098 sayılı Kanun'un 434 üncü maddesinin, “Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir.

Sözleşmeyi fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır.“ hükmünü haiz olduğu, davalı kulüp tarafından davacıya bildirilen fesih sebeplerinin kamuoyuna malolmuş durum ve koşullar nedeniyle haklı olduğu, tarafları sözleşme ilişkisi ile bağlı tutmanın davalı kulüp bakımından olumsuz sonuçlar doğuracağı, bu haliyle feshin haklı nedene dayandığı,

haklı feshin sonuçlarının zikredilen Kanun'un 437 inci maddesinde düzenlenmiş olup, anılan hükme göre, haklı fesih sebeplerinin, taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsa o tarafın sebep olduğu zararı, hizmet ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak, tamamen gidermekle yükümlü olduğu, buna göre taraflar arasındaki 2015/2016 sezonunun bitimine az bir süre kala davalı tarafından haklı nedenle feshedilen sözleşme nedeniyle anılan yasal düzenleme de değerlendirildiğinde mahkemece sözleşmenin maç üzerinden değil sezon üzerinden yapıldığı kabulü ile sonuca gidilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği,

davacı taraf istinafında haklı olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.

3. 6098 sayılı Kanun'un 434 üncü ve 437 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davalı yanca taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraflar arasında 23.10.2015 tarihinde, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonları için sponsorluk anlaşması imzalandığı, sözleşmeyle, davacının 2015-2016 sezonu için kararlaştırılan 9.000.000,00 TL sponsorluk ücretinin 3.983.703,00 TL'lik kısmını sözleşmede belirtilen taşınmazları davalıya devretmek suretiyle ayni olarak, kalan bedeli ise yine sözleşmede belirtilen en erkeni 31.10.2016, en geçi ise 30.11.2017 vade tarihini taşıyan 16 adet bonoyla ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, diğer sezonlara ilişkin sponsorluk ücretinin belirlenmesinin ise sonraya bırakıldığı,

davalının, davacıya gönderdiği 28.04.2016 tarihli ihtarnameyle, davacı şirket ortak ve yöneticileri hakkında terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma başlatıldığından bahisle sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.

3. Davacının sözleşmeyle kararlaştırılan edimini yerine getirerek sözleşmede belirtilen taşınmazları davalıya devrettiği ve sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde düzenlendiği 16 adet bonoyu davalıya verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tüm sezon için kararlaştırılan edimini belirtilen surette ifa etmiş ancak davalı tarafından 28.04.2016 tarihinde sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi sebebiyle sezonun kalan maçlarında sponsorluk hizmetinden yararlanamamıştır.

Davalının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar sözleşmeyle kararlaştırılan edimlerini ifa ettiği anlaşılmakta olup davacı bu nedenle sözleşmenin imzalanmasından feshedilmesine kadar olan sürece tekabül eden sözleşme bedelinin iadesini talep edemeyecek ise de kalan süreye ilişkin sözleşme bedelinin iadesini isteyebilecektir.

Zira aksinin kabulü halinde davalı sebepsiz zenginleşeceği gibi sözleşmede de sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde sözleşmenin ifası için peşinen alınan bedellerin davalının uhdesinde kalacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

4. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, aralarında sektör bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sözleşmenin kalan süresine tekabül eden sözleşme bedelinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedele göre menfi tespit hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı bakımından da davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1690, K. 2024/4669, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Asıl Ve Birleşen Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1690
Karar No
2024/4669
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1692 K.2024/1989
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1692 K.2024/4938
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1694 K.2024/4537
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1698 K.2024/4838
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1704 K.2024/2296
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1705 K.2024/4960

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.