KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4065 E., 2024/6213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/389 E., 2023/777 K.
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/639 E., 2022/954 K.
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, hizmet karşılığı davalıya fatura düzenlendiğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine borçlu aleyhine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2019/1792 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.12.2020 tarih ve 2020/187 E. 2020/873 sayılı kararı ile davacı vekilinin 09.09.2020 tarihli duruşmaya mazeretsiz gelmemesi nedeniyle işlemden kaldırma kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2021 tarih ve 2021/504 E. 2021/906 K. sayılı ilamıyla hükmün kaldırılmasına karar verildiği, yargılamaya devam olunduğu, ancak dosyanın tetkikinde 06.05.2020 tarihli duruşma zaptının aynı gün davacı vekiline tebliğ edildiği, tebligatın 07.05.2020 tarihinde davacı vekili tarafından açıldığı, 11.05.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı,
akabinde kararlaştırılan 09.09.2020 tarihli celseye mazeretsiz olarak gelmediğinin anlaşıldığı, buna istinaden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kaldırma kararı öncesindeki kararın aynısının verildiğini, bunun “usulü kazanılmış hak” ya da “usulü müktesep hak” olarak adlandırılan ilkeye aykırılık oluşturduğunu, mahkemece kaldırma kararından sonra yargılama yapılmaya başlanmasının BAM kararına karşı direnilmediğini, istinaf kararına uyulduğunu gösterdiğini, bu kapsamda yerel mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken önceki kararındaki gerekçeler tekrar edilerek davanın 10.12.2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermesinin açıkça usul yasaya ve usuli müktesep hak ilkesine aykırı olduğunu,
mahkeme tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 01.07.2021 tarih ve 2021/504 E., 2021/906 K. sayılı kararında belirtilen hususların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, kararda 11.05.2020 tarihi itibariyle davacının gider avansının bulundugu, söz konusu gider avansından 5,50 TL çekilmek suretiyle davalı tarafa 09.09.2020 tarihli durusmaya iliskin zaptın teblige çıkartıldıgı ve söz konusu tebligatın 21.05.2020 tarihinde davalı vekiline yapıldığı,
ancak dosyada halen yeterli gider avansı bulunmasına ragmen 09.09.2020 tarihli durusma zaptının davacı müvekkiline tebliğe çıkarılmadığının belirtildiğini, kaldırma kararında da açıkça gösterildiği üzere müvekkili şirket tarafından davanın takip edilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, duruşmaların görüldüğü dönemde yaşanan salgın hastalık durumu dosyaların/tebligatların takibini zorlaştırdığını, taraflarına herhangi bir tebligat yapılmamış olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik verilen karardan haberdar olunamadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin adil yargılanma hakkını açıkça ihlal ettiğini,
iki yıl öncesinde geçmişe etkili olacak şekilde davanın 10.12.2020 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmesinin de hak kaybına neden olabileceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede 06.05.2020 tarihli duruşma zaptının aynı gün davacı vekiline elektronik tebliğ yoluyla tebliğe gönderildiği, tebligatın 07.05.2020 tarihinde davacı vekili tarafından açıldığı, 11.05.2020 tarihinde ise tebliğ edilmiş sayıldığı, akabinde kararlaştırılan 09.09.2020 tarihli celseye mazeretsiz olarak gelmediği ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu,
maddi hataya dayalı kaldırma kararından davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmayacağından davacı vekilinin usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari satıma dair açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4065, K. 2024/6213, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama