KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6454 E., 2024/7671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2091 Esas, 2023/1372 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/151 E., 2021/131 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000'li yılların başından itibaren mangal kömürü ve piknik ürünleri paketlemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, ... ürünleri haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının adına tescil ettirdiği "..." markalarını yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, müvekkilinin "..." ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalının tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötü niyetli davranmakta olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2004/46542 tescil nolu ... GLASS markasının 21.ve 40.sınıftaki tüm mal ve hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... isminin yıllardır müvekkillerine ait olduğunu, kendileri tarafından kullanıldığını, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın her bir ürününü kullandığını, 2004/46542 tescil nolu ... GLASS markasının 21. sınıfta, kullanıldığının tartışmasız olduğunu, markanın tanınmışlığının müvekkili tarafından sağlanarak tanınmış marka siciline tescil ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, tarafların hem ortak olarak ... markası ile faaliyet göstermesi, hem davacı şirketin hem de davalı şirketin dava dışı diğer markalarda ortak olarak 21. sınıf kapsamında tescilli ... isimli marka sahibi olmaları değerlendirildiğinde, davacının SMK'nın 26/2 madde kapsamında davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamına girdiği, davaya konu 2004/46542 numaralı markanın tescilli olduğu 21 ve 40. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından kullanılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2004/46542 numaralı ... GLASS ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9/1. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde “haklı bir sebep olmadan” tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, yasada tanınmış markalar yönünden ayrı bir düzenlemeye yer verilmediği, davacı ve davalı şirketin ticaret unvanlarının başındaki "..." ibaresinin ortak olduğu,
davacının SMK'nın 26/2 madde kapsamında davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamına girdiği, bilirkişi incelemesi sonucu davalı adına tescilli 2004/46542 tescil nolu ... GLASS markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda kullanılmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekillince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2004/46542 tescil nolu ... GLASS markasının kullanmama nedeniyle iptal davasıdır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci fıkraları ve 26 ncı maddeleri
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6454, K. 2024/7671, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama