KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1733 E., 2025/198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/476 Esas, 2023/2015 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/392 E., 2020/845 K.
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ortakları arasında görülen limited şirket ortaklığından çıkma davasında verilen kararla Hamza Solgun'un haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verildiğini, bu kararın 28.01.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine müdürlükçe, şirket ve yetkilisinin hisse devrinin tescili için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 33. maddesi uyarınca tescile davet edildiğini, bu yazının şirket yetkilisinin ikamet adresine iadeli taahhütlü mektupla postalanarak tebliğ edildiğini;
ancak davalı şirket ve yetkililerinin kanunda tanımlanmış 30 günlük yasal süre içinde tescil talebinde bulunmadığı gibi tescilden kaçınma sebeplerini de sunmadığını ileri sürerek ortaklıktan çıkma sonrası payların akıbetinin belirlenmesi ve gerekli hisse devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirket'in, davacı Kurum tarafından gönderilen ihtara rağmen görev süresi dolan müdürün yerine yenisini seçmediği ve ortaklıktan çıkma sonrasında yeni ortaklık yapısını belirlemediği, şirketin yaklaşık 3 yıldır organsız olduğunun anlaşıldığı, mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkan ortağın payının ne olacağı hususunun şirket genel kurulunun alacağı kararla belirleneceği, mahkemenin genel kurulun yerine geçerek karar almasının hukuken mümkün olmadığı, bu durumda davacının davalı şirketin sicil kaydını 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/11 hükmü uyarınca resen silebileceği gibi aynı Kanun'un 530. maddesi uyarınca mahkemeden sicil kaydının silinmesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 33/3 hükmü uyarınca limited şirket ortaklığından kesinleşen mahkeme ilamı ile çıkan ortak nedeniyle güncel ortaklık durumunun tespiti ile tescili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1733, K. 2025/198, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama