KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2142 E., 2025/532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2042 Esas, 2024/208 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/263 E., 2020/370 K.
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın 30. sınıftaki mallar bakımından "..." ibareli 2018/66259 no’lu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli marka ile dava konusu "..." ibareli markanın her açıdan birbirine benzer olduğunu, müvekkili markasında yer alan işaretlerin tamamının davalı markası içerisinde yer aldığını, tescil edilmek istenen sınıfların da aynı olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2019-M-3319 sayılı kararının aleyhe hususlarının iptali ile "..." markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde,davacı şirketin tescilli markası "..." ile müvekkiline ait "..." markası arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, iki marka arasında işitsel ve görsel farklılıklar bulunduğunu, markalarda yer alan unsurların bütün olarak değerlendirilmelerinde, aralarında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, davacı şirketin markasının başlangıç kısmında B harfi eklendiğini, markalarda kullanılan kelime unsurlarının tamamen farklı olduğunu, YİDK tarafından alınan kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, YİDK kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.Değerlendirme Davacı tarafından, davalı şirketin ''...'' ibareli 30. sınıfta yapmış olduğu başvuruya, ''...'' ibareli markasını mesnet göstererek, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi açısından iltibas, benzerlik, karıştırılma ihtimali oluştuğunu belirterek itiraz edilmiş, itirazın reddi üzerine açılan davada YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince markalar arasında iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusu 30. sınıfta olup davacının "..." ibareli markası ise 29 ve 30. sınıflarda tescillidir. Taraf markaları arasında sınıf benzerliği bulunduğu anlaşılmaktadır. Markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, fonetik ve yazılış bakımından benzer oldukları, markalar arasında sadece tek harf farklılığının bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin birebir aynı dizilimle bulunduğu, tek harf farklılığının iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeterli olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu anlaşılmış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yukarıda yer alan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2142, K. 2025/532, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama