KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2630 E., 2025/867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1912 Esas, 2024/110 Karar
- Davalılar
- 1-... (TÜRKPATENT) vekili Avukat -
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2-BRY Birey Eğitim Yayım Basım Pazarlama San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket tarafından başvuru konusu edilen “brycepte” ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış “cep” ve "cepte" markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını, davacının seri markaları ile karıştırılacağını, davalının başvurusunun müvekkilinin ticari itibarından ve getirisinden faydalanmayı amaçladığını, tüketicinin iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler olduğu yanılgısına düşebileceğini,
müvekkili markalarının uzun yıllar boyunca yapılan yatırımlar ve kullanımlar neticesinde tanınmış olduğunu, başvuru konusu markanın aynı zamanda kötüniyetle tescil edilmek istenildiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2017-M-8643 sayılı kararının iptali ile 2016/31250 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; iltibas iddialarının yerinde olmadığını, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, “cep” ibaresinin Türkçe’de jenerikleştiğini, hemen her sektörde ve günlük hayatta kullanıldığını, bu ibareyi tekelleştirme çabasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin davacı şirketle uzaktan yakından alakası olmayan bir sektörde faaliyet gösterdiğini, "Cep" ibaresinin eğitim alanında da kullanıldığını, "Cep" ibaresinin jenerik bir ibare olması sebebiyle ayırt edici unsurlar eklenerek bir marka haline dönüştürülebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/31250 sayılı "BRYCEPTE" ibareli marka ile davacı yanın “cep” ibaresini içerir önceki tarihli markaları arasında, başvuru kapsamındaki mal veya hizmet sınıfı yönünden “cep” ibaresinden kaynaklı karıştırılma ve iltibas ihtimali doğmayacağı, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8. maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının da oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnetasıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükmü anlamında ortalama alıcı kitlesi üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan " ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2016/31250 sayılı "brycepte" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "cep" ve "cepte" asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair YİDK'nın 2017-M-8643 sayılı kararının iptali ile 2016/31250 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2630, K. 2025/867, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama