KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3891 E., 2025/2632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1401 Esas, 2024/875 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/101 E., 2023/557 K.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucu ortaklarından ...'nın 1987 tarihinden itibaren ...
Baklavacısı adı altında ticari faaliyet yürütüğünü, markayı müvekkili şirkete sermaye olarak koyduğunu, bir dönem müvekkili şirkette ortak olan davalı ile markanın kullanımı konusunda aralarında çıkan uyuşmazlıkların kesinleşen mahkeme kararı ile çözüldüğünü ve markanın önceye dayalı hak sahibinin ... olduğunun anlaşıldığını, bütün bunlara rağmen davalı tarafından 08.05.2017 tarihinde "...
HOTEL" markasının tescili için başvuruda bulunarak bu markayı 2017/42309 numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/42309 sayılı "... HOTEL" markasının kötüniyetli tescil ve gerçek hak sahipliği başta olmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3, 6/6, 6/9 maddelerine istinaden kapsadığı tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2017/42309 numaralı tescilin konusunun geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri olduğunu, davacının hak iddia ettiği markasal kullanıma ilişkin faaliyet alanları ile müvekkilinin tescilli markasına ilişkin faaliyet alanları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... ibaresini işletme unvanı olarak kullandığı ve bu unvanla 30 yıla yakın süredir faaliyetlerine kesintisiz ve yoğun olarak devam ettiği, söz konusu ibareye Karaman il sınırları içerisinde bir ayırt edicilik kazandırdığı, davacının hem şirket unvanında hem de işletme adında yer alan ... ibaresi ile davalının ...
HOTEL ibareli markasında yer alan ... ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin maksat ve konusu ile davalı markasının mal ve hizmet listesinin örtüşmesi nedeniyle davacının SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında tescilsiz marka ve işletme adı kullanımından doğan öncelik hakkı bulunduğu, davalının, davacıya ait ... markasının itibarından yararlanarak faaliyette bulunmak ve açılan davalar nedeniyle önceki markaların hükümsüz kılınması halinde tescilin sağladığı korumadan yaralanmayı sürdürmek (markayı yedeklemek) maksadıyla dava konusu markayı tescil ettirmiş olduğu,
geçmiş iş ilişkisi sebebiyle bilinen markanın benzerini tescil ettirmiş olmasının kötüniyetli tescil mahiyetinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3891, K. 2025/2632, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama