KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4299 E., 2025/2495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1217 Esas, 2024/575 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/469 E., 2022/218 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin yeniden yapılandırılması amacıyla taşıt rehin sözleşmesi imzalandığını, taşıt rehin sözleşmesiyle beraber müvekkilinin yeni bir borç taahhüt ettiğini, imzalanan genel kredi sözleşmesinin mevcut hükmünün kalmadığını, davalının müvekkili aleyhine hükmü kalmayan sözleşmeler üzerinden haksız icra takibi başlattığını ileri sürerek 17.11.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 26.09.2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesinin feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 900,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; anılan sözleşmeler hakkında devam eden itirazın iptali davası bulunduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının sözleşmelerden kaynaklanan kredi borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sözleşmeler nedeniyle icra takipleri başlatıldığı, itirazlar üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/325 Esas ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/449 Esas sayılı dosyalarında itirazın iptali davalarının açıldığı, sözleşmelerin ve kefaletlerin geçerliliği bu dosyalarda incelenip değerlendirileceğinden davacının işbu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı gibi taşıt rehni sözleşmesinde taraf olmadığından bu sözleşmenin iptalini talep etme yönünden taraf ehliyetinin de bulunmadığı,
taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin kat edilmesi sonrasında davalı alacaklı bankanın yasal hakkını kullanarak icra takipleri başlatmasının hukuka aykırılık teşkil etmediği, davacı tarafın maddi ve manevi zararını somutlaştırmadığı gibi kötü niyet tazminatını aşan zararın bu aşamada değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmelerin feshi talebinin taraf ehliyeti (aktif husumet) ve hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi ve taşıt rehin sözleşmesinin feshi, anılan sözleşmelere dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4299, K. 2025/2495, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama