KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4302 E., 2025/2800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/704 Esas, 2024/836 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Niğde 3.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/39 E., 2024/24 K.
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, HMK'nın 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.2019 tarihinden itibaren "..." markası ile kendi tasarladığı ve üretimini yaptığını bebek ürünlerinin sosyal medya platformları üzerinden satışını yaptığını, tasarımını ve üretimini gerçekleştirdiği ürünlerin farklı mağazalar tarafından satıldığını fark etmesi üzerine patent başvurusu yapması gerektiğini öğrenip ayrıca marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak ürünlerin taklidini satan davalının zaten marka tescili yaptırdığının öğrenildiğini, davalı tarafın ''...'' isminin varlığı bildiğini ve ürünlerinin çok satıldığını görmesi üzerine kötü niyetli tescil yaptığını,
davalının satışlarını gerçekleştirdiği ürünlerin fotoğrafları, açıklamaları ve diğer unsurlarlarının müvekkilce açılmış ilanların kopyalanması şeklinde olduğunu ileri sürerek tescil edilmiş olan markanın aslen hak sahibi olan davacı adına devrine, aksi halde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı taraf "..." markasının ürünlerini kendisinin tasarladığı ve dikimini kendisinin yaptığını iddia etse de bahsi geçen markanın tasarımı ve dikiminin herhangi bir sınai mülkiyet hakkı ile korunmayan serbest bir mal olması dolayısıyla umumi olarak ...
Tekstil firmasının fabrikasından üretilip piyasaya sürüldüğünü, fabrika tarafından üretilen bu ürünlerin ... üzerinden davacı ve davalı müvekkil firmanın da dahil olduğu birçok satıcı tarafından satışa sunulduğunu, ...'un aynı ürünün birçok satıcı tarafından satıldığı bir platform olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde iddia ettiği üzere 2019 yılından bu yana bu durumun yeni fark edilmesi ve bu durumun da müvekkili davalının tescil başvurusundan belirli bir süre sonra fark edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...” tescilsiz markası için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3.maddesinde bahsedildiği şekliyle Türkiye'de davalının marka başvurusu yaptığı tarihten önce ciddi kullanımı sebebiyle eskiye dayalı hak sahibi olduğu ve davalıya ait 2022/132115 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 2022/132115 sayı ile tescilli "..." markasının davalı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, dava konusu "..." markasının davacı adına tesciline, kararın kesinleşmesine müteakip gerekçeli kararın kesinleşme şerhli bir suretinin Türk Patent ve Marka Kurumuna(TÜRKPATENT) gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak her ne kadar davacı tarafça dava konusu markanın aynı zamanda TÜRKPATENT nezdinde davacı şirket adına tescili de talep olunmuş ise de markanın tescili işlemi idari nitelikte bir işlem olduğundan İlk Derece Mahkemesince idari makamları belirli şekilde işlem tesisine zorlayıcı nitelikte tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 2022/132115 sayı ile tescilli "..." markasının davalı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, dava konusu "..." markasının davacı adına tesciline yönelik talebin ise idari nitelikte bir işlem olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket adına tescili yapılan ''...'' ibareli markanın davacı şirket markası olarak tescili, bu talebin kabulünün mümkün olmadığı taktirde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4302, K. 2025/2800, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama