İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4701 K.2025/3147

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2024/4701Karar2025/3147Tarih7 Mayıs 2025Okuma5 dk · 1.070 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/4701 E., 2025/3147 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/901 Esas, 2024/537 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/635 E., 2021/253 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.070 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in müvekkili şirketin ortaklarından olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten inşaat malzemesi alımı yaptığını, davacı şirketin bu ticari ilişkiden kaynaklı borcuna karşılık muhtelif tarih ve miktarlarda toplam 425.000,00 TL bedelli dört adet çek verdiğini, tüm çeklerin bedeli olarak müvekkilinin davalıya 360.000,00 TL borçlu kaldığını, ancak içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle borcu ödemesi çeklerin ödeme tarihlerinde zor olacağından davalı şirket ile bir mutabakat yaptığını, borcuna karşılık gayrimenkul vermeyi teklif ettiğini, davalı şirketin de bunu kabul ettiğini,

bunun üzerine mutabakat ve ibra başlıklı bir sözleşme akdettiklerini, daha sonra davalı şirketi temsilen ... 'un toplam değeri 825.000,00 TL olan üç adet gayrimenkul alımı yapmak üzere geldiğini, ancak tapuda kendisinin imza yetkisi olmadığını söyleyerek sözleşmeleri teslim aldığını, İstanbul'da şirket yetkilisine imzalatıp hemen müvekkiline göndereceğini beyan ettiğini, müvekkilini sözleşmenin imzalanacağına inandırıp tapuda müvekkili şirket ortağı ...'e ait üç adet dairenin devrini aldığını,

ancak davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini ve daireleri aldıktan sonra sözleşmeyi imzalamaktan da imtina ettiklerini ileri sürerek davaya konu Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 167/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 2 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın, yine Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 139/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 4 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın,

Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 167/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 1 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın davalı adına kaydının iptali ile müvekkili ... adına tescilinin yapılmasına, tapu iptali ve tescil yönündeki talepleri uygun görülmez ise dava konusu taşınmazın değeri tespit edilerek söz konusu bedelin satış tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklı borcu bulunduğu, davacı tarafın ekonomik anlamda zorlanması nedeniyle aynı zamanda şirketin yetkilisi olan davacı ... adına kayıtlı taşınmazların cari hesap borcuna karşılık gelecek şekilde devir ve tescili ile cari hesap tasfiyesine gidilmesi cihetinin kararlaştırıldığını, gayri menkul satışlarında tapuya ve tapu siciline güvenin esas olduğunu, gayri menkul satışlarının resmi şekle tabi tutulduğunu, satış bedelinin de cari hesap miktarınca tutara denk geliyor olmasının haklılıklarını da ortaya koyduğunu,

kaldı ki söz konusu taşınmazların müvekkilinden aldığı bilgiye göre natamam olduğunu, her ne kadar bağımsız bölüm numarası almış ise de yapı kullanma izin belgesinin henüz çıkmadığını, davacı şirketin borcundan ötürü davacı ... tarafından yapılan devir ve tescil işleminde herhangi bir yanıltıcı, hataya veya hileye sebebiyet veren irade kaybının söz konusu olmadığını, davacıların tacir olduğunu, davacının her bir taşınmaz için tapuda satış bedeli belli iken anlaşma var denmesi ve buradan da davacının satıp borcunu ödeyemediği bir bedel ile her bir daire için 275.000,00 TL değer öngörülmesinin gerçek dışı ve basiretli bir tacire yakışmadığını,

taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde mutabakat yada anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üçüncü kişinin yararlanabileceği bedelde muvazaa iddiası yönünden akdin tarafı davacı ...'in bedelde muvazaa iddiasını ileri sürmesi mümkün olmadığından taşınmazın satışı da resmi şekilde yapıldığından satış senedindeki satış değerlerinin esas alınması gerektiği, davacının toplam satış bedelinin 825.000,00 TL olduğu iddiası yerinde görülmediğinden davacı ...'in bedelsizliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasının koşullarının oluşmadığı, her iki davacının terditli olarak açtıkları taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davaları açısından yapılan değerlendirmede;

davacı şirket yönünden bu şirketin alacak davasına konu ettikleri taşınmazlar yönünden tapuda maliki olmadığı, tapu maliki olmaması nedeniyle davalı şirketin imzası bulunmayan protokole dayalı olarak taşınmazların satışından kaynaklı alacak talebinde bulunamayacakları, satış işleminin dışında davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında alacak- borç ilişkileri olması halinde ayrıca bir talepte bulunabilecekleri,

taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davasının davacı şirket dava konusu edilen taşınmazların maliki olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/d hükmü uyarınca taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan aktif davacı sıfatı bulunmadığından davasının HMK 114/d hükmü yollamasıyla 115/2 hükmü uyarınca aktif davacı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ...'in terditli olarak açılan taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak açılan alacak davasının davanın dayanağı olarak sunulan protokolün davacının ortağı olduğu şirket tarafından imzalanmakla birlikte davalı şirket tarafından imzalanmadığı,

ayrıca davacı gayrimenkul satıcısı ...'in imzasının da yer almadığı, delil olarak dayanılan e-mail yazışmalarının içeriğinde karşı tarafın davacının dayandıkları protokolü benimsediklerine ilişkin bir belge olmadığı, davacı ... tarafından satışı gerçekleştirilen Mezitli ilçesi Kuyuluk 642 ada 3 parsel B Blok 1. Kat 1 no.lu taşınmazın satış bedelinin 122.000,00 TL, 1. Kat 2 no.lu taşınmazın satış bedelinin 122.000,00 TL ve 1. Kat 4 no.lu taşınmaz satış bedelinin 132.000,00 TL olup, 3 adet taşınmazın toplam değerinin tapuda düzenlenen satış senedinde satış tarihi olarak 11.07.2018 tarihinde 376.000,00 TL olarak gösterildiği,

açılan davanın tapuda düzenlenen resmi satış senedine dayalı olarak açılması nedeniyle satış sözleşmelerinin tarafı olan davacının resmi senede karşı inançlı işlem veya bedelsizliğe yönelik iddiaların yazılı belge ile ispatı gerektiğinden ve HMK'nın 200 ve 201. maddeleri kapsamında tanıkla ispatlanamayacağından davacının satış bedelinin resmi satış senetlerinde gösterilen bedellerden yüksek olduğunu ve ödenmediğini yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesiyle davacı ...'in alacak ve tapu iptal tescil davasının reddine, davacı şirketin terditli olarak açılan alacak davasının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş,

hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, terditli olarak açılan tapu iptal tescil ve alacak talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4701, K. 2025/3147, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4701
Karar No
2025/3147
Tarih
7 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4701 K.2025/2613
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4703 K.2025/2614
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4703 K.2025/3783
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4712 K.2025/2763
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4713 K.2025/3178
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/4714 K.2025/3137

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.