KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4972 E., 2025/3332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/828 Esas, 2024/1007 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/116 E., 2021/190 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından düzenlenen “İlahi ...
Yarışması”na, davalının, muvafakat ve taahhütname vermek suretiyle katıldığını, davalının, bu kapsamda müvekkiline ait eserden alınan şiiri bestelediğini, davalının daha sonra 26.02.2019 tarihli ihtarname ile vermiş olduğu muvafakat ve taahhütten caydığını, gerekçe olarak verdiği bu muvafakat ve taahhütün bu yarışmaya münhasır olması, yarışmadan bu yana müvekkilinin herhangi bir CD çıkarmaması, davalının eserini maddi ve manevi herhangi bir kazanca dönüştürmemesi,
eseri çoğaltma ve yayma hakkını bizzat kullanmak istemesini gösterdiğini, davalının cayma gerekçesinin yasal olmadığını, cayma şartlarının oluşmadığını, yarışmadan sonra ... sahiplerinin muvafakat ve taahhütnamelerine istinaden "İlahi ... ve Besteleri" adı altında ciddi bir eserin yayınlandığını, davalıya ait eserin de kitapta yer aldığını, davacının taahhüdünde zaten maddi bir kazanç talebinin bulunmadığını, davalının bestelediği eserin güftesini müvekkiline ait “Divan-ı Nazlı” adlı eserden aldığını, dolayısıyla davalının,
bestelediği eserin başlı başına sahibi de olmadığını ileri sürerek davalının cayma iradesinin yok sayılması ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya süresinde cevap vermemiş, bilahare davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça sunulan kitap aslında davacı bestesine yer verildiği, dava konusu bestenin de ilahi niteliğinde olmakla ve hak sahibi de bir vakıf olmakla ticari kazanç amacının daha ikinci planda olduğu, dava konusu bestenin salt CD vb. çoğaltımda kullanılmaması sebebiyle kullanılmadığı iddiasının bestenin ilk etapta yarışma için gönderilmesi,
sözleşmede açıkça maddi bir talepte bulunulmaması ve davacı tarafça hem bestenin yarışmada kullanılması hem de tasavvuf musikisi konusunda kaynak kitap niteliğinde bir çalışma içerisinde kullanılması karşısında manevi menfaatlerin sağlanmış olması sebebiyle yerinde olmadığı, davacının cayma iradesini açıklamasının makul görülmediği, davalı ... sahibince menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düştüğünün ispat olunamadığı, mehil verilmeden cayma iradesinin açıklanmasının da caymanın şekli şartlarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile,
26.02.2019 tarihli ihtarname ile kullanılan cayma hakkının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, caymanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4972, K. 2025/3332, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama