KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5220 E., 2025/3397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1628 Esas, 2024/1260 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/397 E., 2021/700 K.
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ve dava dışı ... Bilişim Teknolojileri Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirketten toplamda 10.600 adet ateş ölçme cihazı tedarik ve alım talebinde bulunulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tedarik ve satış sözleşmesi olduğunu, tedarik için dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından.
07.04.2020 tarihinde 300.000,00 TL, 08.04.2020 tarihinde 350.000,00 TL ve 28.000,00 TL, 14.04.2020 tarihinde 100.000,00 TL ve davalı ... tarafından ise 09.04.2020 tarihinde 1.045.000,00 TL'nin müvekkili şirket yetkilisinin hesabına ödendiğini, tedarik ve satış sözleşmesinin ''Ödeme Koşulları ve Zamanı'' başlıklı 6.maddesinde davalı tarafından yapılan peşin ödemelerin teminatı olarak Türkiye Vakıflar Bankası'nın 19.04.2020 tarihli 1.541.200,00 TL bedelli çekin tanzim olunarak davalıya verileceğinin düzenlendiği halde bu çekin davalı tarafından doldurulduğunu, teminat adı altında alınan çekin bankaya ibraz olunduğunu, akabinde,
27.04.2020 tarihinde 2480 adet ürünün davalı tarafından teslim alındığını, müvekkili şirket tarafından tedariği sağlanan 8.120 adet cihazın teslim alınmadığı gibi, teminat olarak alınan senedin takibe konu edildiğini,
ihtarname ile davalıya 8.120 adet ürünün teslim alınması ve taraflarınca teminat senedi olarak verilen çekin taraflarına iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnameye gerçeğe aykırı beyanlar ile cevap verildiğini ileri sürerek 0021351 seri numaralı, 19.04.2020 tarihli ve 1.541.200,00 TL bedelli çeke ilişkin müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirketin tek ortağı Yüksek'in hesabına "borç verilen" açıklaması ile 1.045.000,00 TL havale ettiğini, aynı şekilde davacı şirket tek ortağı Yüksek'e 500.000,00 TL de karşılıklı ... ilişkisi içerisinde müvekkili tarafından elden borç verildiğini, davacı şirket yetkilisi Yüksek'in vadesi geldiğinde borcu ödeyemeyeceğini bildirdiğini, borcuna karşılık çek tanzim ettiğini, müvekkilinin de icra takibi başlattığını, dava dilekçesinde belirtilen "tedarik ve satış sözleşmesi" başlıklı belge imza içermediğinden sözleşme niteliği taşımadığını,
sunulan evrakın her zaman tek taraflı olarak hazırlanabilecek bir metinden ibaret olduğunu, delil olarak değerlendirilemeyeceğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, teminat senedi olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelenmesinde, davacıya ait ticari defterlerde davalı ile olan cari hesap sözleşmesi ve/veya davalı ... ile ticari münasebeti olduğuna dair yevmiye defterinde kayıt bulunmadığı, menfi tespite konu edilen çek ile ilgili de ticari defterlerde bir kayda yer verilmediği, davalı ...' nin banka havalesi ile göndermiş olduğu 1.045.000,00 TL tutarındaki havale ile ilgili de ticari defterlerde kayıt bulunmadığı, ... tarafından gönderilen EFT' nin doğrudan davacı şirket yetkilisi Yüksek'in hesabına ödendiği,
davacının, dava dışı şirkete 13.05.2020 tarihinde 400.000,00 TL tutarlı fatura keşide ettiği, fatura içeriğinin davanın konusunu oluşturan 2480 adet Alcare A66 ateş ölçer olarak düzenlendiği, davacının davaya konu çekin teminat olarak davalıya verildiğini yazılı delille ispatlayamadığı, taraflar arasında her iki tarafın da imzasını taşıyan bir sözleşme bulunmadığı, imza bulunmayan sözleşme metninin taraflar arasında düzenlendiğinin kabulünün mümkün olmadığı,
dava konusu çek üzerinde de taraflar arasındaki ticari ilişkiye atıf yapan ve teminat için verildiğini ifade eden bir kaydın bulunmadığı gibi dava konusu çekin davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5220, K. 2025/3397, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama