KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5275 E., 2025/3461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1155 Esas, 2024/1259 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2020/180 E., 2024/21 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 29, 30 ve 32. sınıf kapsamında tescilli ve tanınmış “...” ve ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının "..." ibareli markasının davacı markalarıyla iltibas yarattığını, davalının, davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, bu eylemlerin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün tespiti, meni ve refini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı markasının İsrail'de tescilli bir marka olduğunu, davacının davalı markasına bir itirazı var ise tescilli olduğu ülkede ve bu iddiasını marka sahibine karşı ileri sürmesi gerektiğini, bu bakımdan davanın husumetten reddi gerektiğini, "..." ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, davalının markasında ayırtediciliği sağladığını, taraf markalarının arasında benzerliğin bulunmadığını, markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği malların aynı/benzer olduğu, somut olaydaki tüketicilerin dikkat düzeyinin ortalama olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda davalı kullanımının, davacı markaları açısından ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacağı, bu iltibasın ise 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 6l. maddesi anlamında değerlendirilebileceği, haksız rekabete ilişkin olarak,
davalının "..." şeklindeki kullanımı, davacı adına tescilli "..." ve "..." markaları ile iltibas yaratacak nitelikte olup, bu nedenle davalının kullanımının davacı markaları açısından haksız rekabet olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının fiili kullanımının gazlı içeceklerin kullanımına ilişkin olduğu, “...” kelimesinin İngilizce dilinde taze anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “BE” ibaresinin ise ol-olmak kelimesi anlamına geldiği dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve "..." ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı, markaya tecavüz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5275, K. 2025/3461, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama