KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5931 E., 2025/3688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1191 Esas, 2024/1191 Karar
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/81 E., 2023/915 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde gerçek kişi davalının müteselsil kefaletinin bulunduğunu, kredilerin ödenmemesi ve kat ihtarnamesi ile alacağın tahsil edilememesi üzerine ipotek teminatı dışında kalan alacak ile ilgili ihtiyati haciz kararı alınarak genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, temlik eden bankanın takip tarihi itibariyle 697.042,35 TL alacağının bulunduğu, takipten sonra yapılan ödemeler nedeni ile dava tarihindeki alacak miktarının 373.444,70 TL asıl alacak, 29.756,90 TL işlemiş faiz ve 1.487,85 TL BSMV olmak üzere toplam 404.689,45 TL olduğu,
sonrasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipteki cebri icra satışı sonucunda 345.872,50 TL'lik tahsilatın ipotekli dosya borcuna mahsubunun gerektiği, temlik eden bankanın her iki davalı yönünden ipotek limiti olan 1.600.000,00 TL kapsamı dahilinde kalan alacağını ilamsız icra takibine konu etmediği,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100/2. hükmü uyarınca, çek tahsilat tutarlarının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan ipotek limiti kapsamında kalan alacağa mahsup edilemeyeceği, bu tahsilatın, ipoteğe göre teminat değeri daha zayıf konumda kalan kefaletle temin edilen alacağa mahsup edilmesi gerektiğinden çeklerden doğan tahsilatın ilamsız icra takibinden doğan alacağa mahsup edildiği,
buna göre davalıların itirazlarının kısmen yerinde olmaması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere İstanbul 4. Dairesinin 2014/33089 Esas sayılı dosyasında 373.444,70 TL asıl alacak, 29.756,90 TL işlemiş faiz ve 1.487,85 TL BSMV olmak üzere toplam 404.689,45 TL alacak için itirazın iptaline, dava tarihinden itibaren 373.444,70 TL asıl alacağa yıllık %48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanarak takibin devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, temlik alan davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5931, K. 2025/3688, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama