KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6211 E., 2025/5483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/106 Esas, 2024/1448 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/224 E., 2022/237 K.
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
2013/1027 49... /112256 sayılar ile tescilli "..." ibareli markaların, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 29, 35... . sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin tescilli "..." ibareli markasını kullandığını, bu kullanımların delil tespit dosyası ile belirlendiğini, davalının markasal kullanımının devam ettiğini, davalı taraf ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalı eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün kaldırılmasına,
şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, hükmün ilânına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde "... ..." ibareli marka tescilinin bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacının markası arasında tüketiciyi yanıltacak yahut haksız rekabete neden olacak herhangi bir unsurdan söz edilemeyeceğini, taraf markalarının yazım ve kullanılan sembol olarak da birbirlerinden bağımsız olduğunu, müvekkili şirketin Afyonkarahisar'da faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanının tamamen birbirlerinden bağımsız olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının fiili kullanımlarında markanın bağımsız
olarak değil, markası ile beraber kullanıldığı, söz konusu fiili kullanımda baskın,
öne çıkan ve vurgulanan kısmın 2015/70202 tescil numaralı markada yer alan ... kısmı olduğu ve fiili kullanımın tescil dışı kullanım hâline dönüştüğü,
2015/74397 "... ..." markasının ise 43. sınıf kapsamında
yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması” kısmında tescilli olmakla birlikte, davalının fiili
kullanımlarında “...” ibaresinin yer almadığı, markada yer alan “...” ibaresinin
kullanılmamasının, davacı markalarıyla
karıştırma riski doğuracağı ve genel anlamda iltibasın oluşacağı, bu iltibasın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi tazminat tercihini davalının elde ettiği net kazançtan yana kullandığı, bilirkişi raporuna göre davalının davacı marka koruması kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle
6.233.178,66 TL net kazanç elde ettiği, bu kazanca markanın etkisi gözetilerek davacının artırım dilekçesi ile talep ettiği 1.100,000,00 TL tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının eylemi davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden ihlalin niteliği ve süresi,
tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kendisine ait marka tescilinden farklı olarak davacı adına tescilli "..." ibareli markayı tescilli olduğu sınıflarda kullanmak suretiyle davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüzünün kaldırılmasına, toplam 1.100.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının adına tescilli "... ..." markasını "..." ibaresi olmadan kullandığı, davalının fiili kullanımlarının davacının "...+ŞEKİL" ibareli markalarına tecavüz oluşturduğu, tazminat hesabının yapıldığı bilirkişi raporunda davalının faaliyetlerinin, "1- Turizm Otelcilik İşletmesi, 2-Oto Servis İşletmesi, 3-Sıfır ve İkinci El Araç Alım- Satım İşletmesi, 4-Mola Yeri İşletmesi (... ...)" olarak ayrı ayrı tespit edildikten sonra davalının ... ... işletmesinden elde ettiği net kârın belirlendiği, raporun denetime elverişli olduğu,
hükmedilen maddi tazminat tutarında ve İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının markasına yönelik tecavüzün kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilânı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6211, K. 2025/5483, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama