KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1426 E., 2025/6225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/460 Esas, 2024/1871 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Enez Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/94 E., 2024/6 K.
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisinin ... olduğunu, davacının %15 ve davalıların murisinin %85 hisse ile ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ortak olduğunu, şirketin müdürü olan murisin şirket adına kayıtlı iki adet taşınmazı, usulsüz şekilde, ortaklar genel kurul kararı almadan adına tescil ettiğini, oluşan bu yolsuz tescil nedeniyle murisin ölümüyle iki adet taşınmazın davacı ve davalılara eşit şekilde intikal ettirildiğini, halbuki davacının şirketteki pay oranı olan %15'lik hissesinin de davacı adına tescilinin ve geri kalan payların mirasçılara eşit şekilde dağıtılmasının gerektiğini ileri sürerek davacının şirketteki pay oranı olan %15'lik hissesinin tapu kaydından iptali ile müvekkil adına tesciline,
kalan kısmının murisin mirası kabul edilerek müvekkili ve davalılar adına 3 eşit pay biçiminde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla bahse konu devir işlemi iptal edilse dahi davacı adına tescil yapılmasını gerektirecek hukuki sebep bulunmadığını, devir işleminin taraflarının, muris ve müdürü olduğu şirket olduğunu, bu halde bile tapu kaydının dava dışı şirket adına yapılması gerektiğini, şirket kayıtlı taşınmazların davacı adına kaydedilmesini gerektirecek hukuki bir gerekçe bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, şirketin ve kendisinin diğer ortak müteveffa ...'ın muvazaalı işlemi nedeniyle zarara uğradıkları iddiasıyla açtığı davada şirketi davalı olarak göstermesinin ve yine yolsuz tescil nedeniyle iptal ve tescili şirket lehine istemesinin gerektiği, şirkete ait taşınmazın hukuka aykırı olarak şirketin mamelekinden çıkması durumunda şirket ortağının yolsuz tescil iddiasıyla davalılar nezdinde oluşan kaydın iptali ile kendi adına tescilini istemesine yasal olanak bulunmadığı, huzurdaki davada bu yönden husumetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ile davalıların murisi müteveffa ...'ın ortaklığının bulunduğu şirkete ait iki adet taşınmazı murisin kendi mal varlığına geçirmesi ile davalılar nezdinde oluşan yolsuz tescilin davacının şirketteki payı oranında iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, murisin müdür olduğu dönemde yaptığı bu tasarruf işleminden dolayı, davacının şirket adına değil, kendi adına şirket payı oranında tapunun iptali ve adına tescili isteminde bulunup bulunamayacağına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1426, K. 2025/6225, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama