KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1668 E., 2025/6441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1413 Esas, 2025/108 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/204 E., 2022/4 K.
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... numaralı “... tamamlayıcı sağlık sigortası” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin 2016/36866 sayılı “...” markasına benzer bulunarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin 2017 ... sayı ile tescilli “... sigorta” markasının asli unsuru olan “...” ibaresini koruyarak “... tamamlayıcı sağlık sigortası” marka başvurusunu yaptığını, markada yer alan “tamamlayıcı sağlık sigortası” ibaresinin ayırt edici bir ibare olmadığını, önceki markasının yoğun ve ciddi biçimde kullanıldığını, kazanılmış hakka sahip olduğunu,
sigorta hizmetleri ve finansal hizmetlerin Ülkemizde çok sınırlı sayıda firma tarafından sunulan, tüketicilerin satın almadan önce detaylı araştırma yaptığı ve tüketici dikkat düzeyinin yüksek olduğu hizmetlerden olduğunu, “...” ibaresinin münhasıran ayırt edici niteliği haiz bir ibare olmadığını, Kurum kararında ... ibaresi dışında kalan ibarelerin tanımlayıcı nitelikte olduğu tespitinin hatalı olduğunu, ... ibaresinin sigorta hizmetleri yönünden tanımlayıcı olmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını,
... ibaresinin ihtilafa konu hizmetler yönünden ayırt edici niteliği haiz ibare olmadığını ileri sürerek 2020-M-4200 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/.... başvuru numaralı “... tamamlayıcı sağlık sigortası” markasının tescil işlemlerinin devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; redde mesnet markalardan en yeni olanının başvuru yılının 2016 olduğunu, tescili talep edilen işaretin başvuru tarihinin ise 08.02.2019 olduğunu, tarihler incelendiğinde başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet marka arasında başvuru aşaması açısından tarihsel öncelik sonralık ilişkisinin 6762 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) öngörülen şekilde gerçekleştiğini, taraf markalarının aynı, aynı türden mal ve hizmetleri barındırdığını, ...” ibaresinin yanı sıra, taraf markalarının kapsamlarında yer alan hizmetler dikkate alındığında başvuruya konu işaret ile redde mesnet markaların diğer unsurları arasında da güçlü bir kavramsal bağ bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış ... ve ... markaları da dahil birçok markanın sahibi olduğunu, yıllardır yoğun kullanım neticesinde markasını tanınmış marka konumuna yükselttiğini, önceki tarihli markalar ile kazanılmış hakların, sonradan tescil edilecek seri markalara sirayet edebilmesi için önceki markanın çekişmesiz olması gerektiğini, “... ” markasının 21.06.2018 tarihinde tescil edildiğini, dava konusu marka başvurusunun tarihinin ise 08.02.2019 olduğunu, eski tarihli markanın tescili üzerinden 1 yıl geçmediğini, “tamamlayıcı sağlık sigortası” ibareli,
tescili istenen 36. sınıf bakımından tanımlayıcı ve tali nitelikte olduğunu, doğrudan hizmetlerin kendisine referans yaptığını, marka başvurusundaki tek esaslı unsurun “...” kelimesi olduğunu, bu kelimenin müvekkili markasının esas unsuru ile birebir aynılık içerdiğini, markanın zayıf marka olması ya da nihai tüketicinin dikkat düzeyinin somut olayda önem arz etmediğini, tescil edilmek istenen sınıf ile müvekkilinin dayanak ... esas unsurlu markaların kapsamında aynen yer aldığını, ..... unvanının Arapça "..." anlamına geldiğini, ... kelimesinin müvekkilinin ... ibareli alan adlarının da esaslı unsurunu teşkil ettiğini,
davalı başvurusunun müvekkilinin alan adından doğan haklarını da ihlal ettiğini, iltibas nedeniyle SMK'nın 6/5 hükmü gereği başvuru sahibinin haksız çıkar sağlamasına, müvekkili markasının sulanmasına ve ayırt ediciliğinin de zedelenmesine neden olacağını, davacının müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörde müvekkilinin büyük sermaye ve emek harcayarak tanınırlığını sağladığı ... markasını seçmiş olmasının tesadüf olmayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, kullanımın ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı başvuru markası kapsamında yer alan 36. sınıf “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.” ile davalının 2016/.... tescil numaralı redde mesnet markası kapsamındaki 36. sınıf hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu, "...
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası" ibareli dava konusu markanın herhangi bir şekil unsuru içermeyen ve her kelimenin baş harfinin büyük olarak yazıldığı kelime markası olduğu, markanın ... sözcüğü ile başladığı ve devamında yer alan “tamamlayıcı sağlık sigortası” ibaresinin tali olarak bulunduğu, ... ibareli markanın baş harfi büyük olmak üzere ... ibaresi ile başladığı ve devamında büyük harfler ile ... ibaresine yer verildiği, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden birbiri ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içerdiği, taraf markalarındaki esas unsurun ... ibaresi olduğu,
davacı markasında yer alan diğer ibarelerin 36. sınıf yönünden cins, vasıf bildirici olması sebebiyle ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davalı markasındaki ... kısaltmasının markaları farklılaştırmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markasının kapsamında bulunan hizmetler ile davalının 2016/.... tescil numaralı redde mesnet markası kapsamındaki hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu, "...
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası" ibareli başvuru konusu markanın esaslı unsurunun ... olduğu, itiraza mesnet markanın da esaslı unsurunun ... kelimesi olduğu, bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden birbiri ile benzerlik içerdiği, dikkat seviyesi yüksek olan tüketicinin dahi davalının seri markası olduğu zannına kapılabileceği, ilgili alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "...
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,
diğer yandan 2007 ... numaralı ibareli markanın üzerinde bulunan tedbir kararı kaldırıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının “müktesep hak” yönünden temelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, bu madde bağlamında ilk kez istinaf aşamasında öne sürülen bu iddianın dinlenilmesi mümkün bulunmadığı,
davacı vekilince müvekkilinin “... sigorta” ve “...” markası üzerinde kazanılmış hakka sahip olduğunun ileri sürüldüğü, bu iddianın İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediği, eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmadığı anlaşıldığından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin müktesep hak müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine,
değerlendirilmeyen kazanılmış hak iddiası yüzünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1668, K. 2025/6441, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama