KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2162 E., 2025/7132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1186 Esas, 2025/338 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/524 E., 2024/274 K.
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.08.2009 tarihinden bu yana tescilli olarak 2008/39890 sayılı "..." ibareli markasını kullandığını, davalının ise 2016/59305 sayılı ".." ibareli markasını 15.07.2016 tarihinde tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvuruya itirazının nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, bu nedenle YİDK kararının iptali/hükümsüzlüğü talebi ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/423 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını,
dilekçelerinde defaatle markanın hükümsüz kılınması talep edilmiş ise de yerel mahkemece bu talebe ilişkin hüküm kurulmadığını ve davanın YİDK kararının iptali ile kesinleştiğini, davacıya ait 2008/39890 sayılı "..." ibareli marka ile davalıya ait 2016/59305 sayılı "...." ibareli marka arasında büyük benzerlikler bulunduğunu, davacıya ait marka ile davalıya ait marka karşılaştırıldığında her iki markadaki asli unsurun "..." olduğunu, hükümsüzlüğü istenen markaya ... kelimesi eklenmek suretiyle yeni ve özgün bir marka oluşturulmaya çalışılmışsa da başarılı olunamadığını,
shoes kelimesinin ayakkabı kelimesinin İngilizce karşılığı olması dolayısıyla jenerik isim olduğunu, jenerik markaların ise üzerinde kullanılan mal veya hizmetin herkesçe bilinen ve kullanılan adından oluştuğunu, bu nedenle ayırt edici özellikten yoksun olup bir kimsenin tekeline verilmesi ya da tescil edilmesi mümkün olmadığını, her iki marka arasında görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek şekilde benzerlik olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/59305 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça daha önce açılan Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/423 E., 2019/77 K. sayılı ilamı ile TÜRKPATENT'in 2017-M-7797 sayılı YİDK kararının iptaline karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 06.10.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, söz konusu kararın mevcut dosyadan önce kesinleştiği ve bu sebeple ortada hükümsüzlüğe konu marka olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/C maddesinde. "Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararları Kurumun nihai kararlarıdır. Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararlarının iptaline ilişkin ilam kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu hüküm ilamın ferileri hakkında da uygulanır.
Söz konusu ilamlara ilişkin zamanaşımı süresi kararın kesinleşme tarihinden itibaren başlar." düzenlemesinin bulunduğu, bu madde hükmüne göre YİDK kararlarının iptaline ilişkin davaların kesinleşmedikçe icra edilemediği, buna göre YİDK kararına karşı dava açılmış olmasının marka tesciline engel teşkil etmediği, YİDK kararlarına karşı iptal davası ile birlikte hükümsüzlük davası da açılabileceği, markanın hükümsüzlüğü davasının YİDK kararının iptali davasından bağımsız ayrı bir dava olduğu, somut davada da mahkemece, hükümsüzlüğü talep edilen markanın davalı adına tescilli olduğu,
davacı adına tescilli 2008/39890 sayılı "..." markası ile davalı adına tescilli 2016/59305 sayılı "..." markası arasında iltibas bulunduğunun Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen 2017/423 E., 2019/77 K. sayılı kararı sabit olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. Maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan soyut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2162, K. 2025/7132, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama