KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/229 E., 2025/4795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1404 Esas, 2024/1673Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/211 E., 2022/68 K.
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 /2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tütün sektöründe faaliyet gösterdiğini, alanında lider bir firma olduğunu, .., .., .. .. ve LD gibi tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirketin 2018/121237 sayılı ve "SIR ... PUB" ibareli marka başvurusuna ... ibareli markalarına dayalı yaptıkları itirazın davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı şirketin müvekkilinin markalarından haksız yararlanmaya çalıştığını, davalı markasında “...” ibaresinin ayrışacak derecede yazıldığını, diğer ibarelerin ayırt ediciliği sağlamadığını, tüketiciler nezdinde işletmesel bir bağ kurulacağını, davalının sistematik olarak müvekkilinin markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer marka başvurularında bulunduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (SMK) 6/4-5 hükümleri anlamında da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2020-M-3325 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarını oluşturan ibarelerin benzer olmadığını, markaların benzer mal ve hizmetleri de kapsamadığını, müvekkili şirket markasının .. ... esinlendiğini, davacının markasının ABD’nin North .. eyaletinin bir şehri olan .. şehrinde kurulduğunu, üretim yaptığı fabrikadan dolayı coğrafi yer adı seçimi yapılarak oluşturulduğunu, müvekkilinin markasını 1994 yılından bu yana önce ticari işletme adı 2008 yılında da marka olarak tescil ettirip kullandığını, davacının müvekkilinin markasını daha önce kullandığını bilmediği savunmasına değer verilemeyeceğini,
davacı markasından haksız yarar sağlanması gibi bir durumun da söz konusu olamayacağını, markalar benzer olmadığı için tanınmış marka koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkilinin “SIR ..” esas unsurlu 2008/08221 sayılı markasına 5 yılı aşan sürede tescile ses çıkarmadığını, söz konusu markanın müvekkili için kazanılmış hak teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hizmetler ile davacı markaları kapsamındaki emtialar arasında doğrudan bir ilişki kurulamayacağı, davacıya ait markaların tescil sınıfları birbirinden farklı olduğu, ayrıca işaret benzerliği tartışmasına gerek olmaksızın SMK'nın 6/1 hükmünün uygulama şartlarının oluşmadığı,
davacının Türkiye’de tescilli markalarına dayanarak başvuruya itiraz edip huzurdaki davayı açtığı, “..” ibaresi her ne kadar davacı tarafından özellikle “sigara” emtiaları açısından yoğun olarak kullanılmakta ise de SMK’nın 6/5 hükmünde aranan diğer şartların gerçekleşeceğine dair davacı tarafından dosyaya somut delil sunulmadığı, salt taraf markaları arasındaki benzerlik iddialarının kötüniyete delalet etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/229, K. 2025/4795, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama