KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/236 E., 2025/4710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/793 Esas, 2024/973 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/452 E., 2022/621 K.
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının işyerini davalıya ait franchising sözleşmesi kapsamında işlettiğini, 27.10.2011 tarihinde meydana gelen ve franchising sözleşmesi kapsamında işlettiği işletmede iş kazası neticesinde müvekkilinin parmaklarını makinenin kapması sonucu parmaklarının koptuğunu, söz konusu kazanın meydana geldiği makinelerin tamamının franchising sözleşmesi kapsamında davalı tarafça sağlandığını, makinelerin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı olup teknolojik gelişmelere uygun olmadığını, kazadan sonra makinenin üst açık kısmına önce koruyucu tel yapıldığını,
sonrasında ise makinenin tamamen kaldırıldığını, kazada davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak olarak 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla asıl davadaki talebini birleşen davalıya karşı da ileri sürerek belirsiz alacak olarak 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davayı somutlaştırmadığını, taraflar arasında franchise sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davalıya makine ve techizat satmadığı gibi müvekkili tarafından makine ve techizatın kaldırılması ve değiştirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kaza sonrasında davacının Emniyet Müdürlüğünde verdiği ifadesinde yaralanmasından dolayı kimsenin kusuru bulunmadığını, kendi dikkatsizliği sonucu yaralandığını ve kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, davacının kendi işyerinde yaşadığı kaza nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl davalının cevap dilekçesindeki hususları savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dosya yönünden ... Grup Gıda San. Tic. Ltd.
Şti'ye husumet yöneltildiği görülmekle zararın gerçekleştiği iddia edilen 2011 yılında davalının tüzel kişiliğinin bulunmadığı anlaşılmakla asıl dosya yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, birleşen dava yönünden ise, davacı taraf her ne kadar davalı taraf ile franchising sözleşmesinin yapıldığını iddia etmiş ise de verilen kesin süre içerisinde sözleşmenin sunulmadığı, sözleşmesinin varlığına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, hatırlatılan yemin deliline de dayanılmadığı, davacı tarafından sözleşmenin varlığının ispat edilemediği,
birleşen davanın ise esastan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dosya yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava tazminat taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/236, K. 2025/4710, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama