KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/233 E., 2025/4822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkeme
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2075 Esas, 2024/1602 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Burhaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2018/183 E., 2021/56 K.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ilçesi İnönü Cad. N:10 adresinde bulunan ... Lokantasının sahibi bulunduğunu, ... Lokantası isminin Türk Patent Enstitüsünün 07.09.2012 tarih ve 2012/76552 nolu belgesi ile adına marka olarak 15.12.2014 tarihinde tescil edildiğini, 10 yıl süre ile kullanım hakkının davacıya ait olduğunu, davalının ...
Lokantası isminin Ayvalık ilçesinde kendi lokantasında kullandığını tespit ettiklerini, bu kullanımın müvekkilinin muvafakatinde bulunmadığını ve tecavüz teşkil ettiğini, davalıya tabelanın indirilmesi için ihtarname gönderildiğini ancak davalının tabelayı halen kullanmaya devam ettiğini, bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıya ait lokantadaki levhada ...
Lokantası isiminin kullanılmasının engellenmesini, levhadan kaldırılmasının sağlanmasını, karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararının devamına, davalıya ait lokantadaki ... Lokantasının isminin kaldırılmasının sağlanmasını, aksi davranışında markalar kanunu gereği işyerinin kapatılmasını ve davalının ticaretten ve sanattan menine karar verilmesini, masraf ve vekil ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işletmenin kullandığı ismin bir marka olmadığını, davalıya ait lokantanın isminin Ayvalık ... Lokantası Geleneksel Lezzetler olduğunu, davacının ise kendi iddiasına göre sadece ... Lokantası olduğunu, lokantasına isim koyarken ne Anadoludaki onlarca ... ismi geçen lokantaya ne de Edremit'teki adında ... sözcüğü geçen lokantaya zarar vermek ya da haksız yararlanmak gibi bir kastının bulunmadığını, bugüne kadar bilerek veya bilmeyerek zarar vermediğini savunarak davalının haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Lokantası isminin 07.09.2012 tarihli belge ile 15.12.2014 tarihinde marka olarak davacı adına tescil edildiği, davacıya ait lokantanın Edremit'te bulunduğu, davalı tarafın da Ayvalık ilçesinde ...
Lokantası isminde bir lokanta işlettiği ve davacının, bu ismin kaldırılmasını, işyerinin kapatılmasını, davalının ticaretten men'ini talep ettiği, alınan 14.12.2020 tarihli uzman bilirkişi raporu ile davalı tarafın "Ayvalık ... Lokantası Geleneksel Lezzetler" şeklindeki kullanımının, davacı adına 2012/76552 sayı ile tescilli olan "... ...
Lokantası" markası ile benzer olduklarının tespit edildiği, fakat aynen kullanım şeklinde olmadığı, davacı adına tescilli markanın tescilli olduğu hizmetler ile davalının faaliyette bulunduğu hizmetlerin farklı olduğu, her iki lokantanın tabela fotoğrafları incelendiğinde karıştırılmasının ve benzetilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca lokantaların farklı ilçede faaliyet gösterdiği, ilişkilendirilip karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... LOKANTASI" ibaresini işyerlerindeki tabelalarda markasal kullanımının, davacı adına tescilli" ... ...
LOKANTASI" şeklindeki markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte ve ortalama yararlanıcı kitlesinin davalı tarafından sunulan hizmetlerin, davacı marka sahibi tarafından sunulduğu şeklinde, hizmetin kaynağına yönelik karışıklık yaşama ve tarafların ticari işletmeleri arasında bağlantı kurma ihtimali bulunduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı,
dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescilli marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün durdurulması, kaldırılması, davalıya ait işyerinin kapatılması, ticaretten ve sanattan men'ine karar verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/233, K. 2025/4822, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama