KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2366 E., 2025/7485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1801 Esas, 2025/323 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20 yıldan beri süregelen müvekkilinin tedarikçiliği doğrultusunda ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme ve protokol kapsamında davalıya ürün ve hizmet tedarik ettiğini, sipariş maili sonrası bir çok kez müvekkili şirketin siparişleri hazırladığını faturaları ile birlikte davalı şirkete teslim ettiğini, bahse konu faturaların dijital olarak da davalıya gönderildiğini, bahse konu ürünlerin faturalarını irsaliyeleri ile birlikte teslim almış olması sebebiyle davalının müvekkili ile ayrıca ... sistemi üzerinden düzenli olarak mutabakat yaptığını,
faturaların karşılıklı olarak ticari defterlere işlendiğini, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan alacağının 401.783,00 TL'sinin derhal, bakiyesinin vadesi geldiğinde ödeneceğini, ancak 933.612,00 TL'nin takas/mahsup edildiğini bildiren davalının icra takibine konu müvekkili alacağını ödemediğini, müvekkiline gönderilen takas mahsup bildiriminin haksız olduğunu, müvekkil şirketin faturasını keşide ettiği tüm ürünleri davalı şirkete düzenli olarak teslim ettiğini ve teslimata ilişkin imzalı irsaliye aldığını, teslimat sonrası ürünlerin akıbetinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ...
İcra Dairesi'nin 2021/... E. numaralı icra dosyasında takibe konu edilen tüm faturaların, davalının ihale süreci sonrası vermiş olduğu siparişler üzerine tedarik edildiğini, faturalardan dolayı 960.372,80 TL'lik takibe borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, davacının, dava dışı işbirlikçileri ile birlikte ifa ettiği haksız fiil niteliğindeki eylemleriyle zarara uğradığını, müvekkili şirketin denetim faaliyetlerinin sonucunda davacının şirket yetkilisi ve birtakım dava dışı işbirlikçileri aleyhine suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, rüşvet alma ve vermeye aracılık etme, bilişim sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından dolayı ...
Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, davacının haksız fiil ve eylemleri nedeniyle müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin dondurulduğunu, takas mahsup bildirimi yapıldığını, icra takibine dayanak gösterilen faturaların kesinleşmediğini, takibe dayanak gösterilen faturalarda belirtilen hizmetlerin türü, kapsamı ve niceliği açısından hukuka aykırılıklar bulunduğunu, taraflarınca itiraz edilen ve kesinleşmemiş faturaların, alacağın varlığına karine teşkil etmediğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın davacı şirket yetkilisi ile birlikte bir takım şirket çalışanları ve tedarikçiler hakkında, işbirliği içinde haksız eylemler gerçekleştirerek davalı şirketin yıllardır ciddi miktarda zarara uğratıldığı ve bu yolla yüksek miktarda haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, ... numaralı soruşturma dosyası ile davacı şirketin yetkilisinin de içinde bulunduğu şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği,
akabinde davacı tarafça dosyaya davalı tarafından soruşturma sonrası hazırlanan mutabakat mektubunun ibraz edilmesi üzerine tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, hazırlanan bilirkişi raporunda, davalının davacıya takip tarihinden sonra cari borca istinaden 15.02.2022 tarihinde 3.114,32 TL'lik ödemeden dolayı 21.11.2022 tarihli borç mutabakatının 930.497,68 TL olarak gerçekleştiğinin görüldüğünün belirtildiği,
davalı, şirketin uğradığı zararın ilk aşamada tam olarak muhasebeleştirilememesinden şirket carisine eklenemediğini, bu nedenle online sistemde/kağıt üzerinde davalı şirketin borçlu olarak kaldığını belirtmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 65/2 hükmünde defterlere yazımların ve diğer gerekli kayıtların eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılacağının düzenlendiği,
davalı şirketin davacının yetkilisi hakkında 17.08.2021 tarihinde suç duyurusunda bulunduktan sonra davacıya 3.114,32 TL'lik ödeme yaptığı, 21.11.2022 tarihi itibari ile davacının 930.497,68 TL alacak bakiyesi verdiğine dair mutabakat mektubu gönderdiği, her ne kadar davalı taraf, davacıya sistem üzerinden otomatik şekilde gönderilen mutabakat mektubunun şirketin gerçek iradesini yansıtmadığını beyan etmiş ise de, ...
Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş. vekilinin sunduğu beyan dilekçesinde, kolaymutabakat.com sistemi üzerinde müvekkili şirketin yazılımı kullanıma açmak dışında gerçekleştirdiği başka bir işlem bulunmadığı, mutabakatların tamamen cari hesap taraflarınca gerçekleştirildiğini belirtmesi sebebi ile ek rapor alınması talebinin reddi ile soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmesine ilişkin ara karardan rücu edildiği, davalının takas defi'ne ilişkin olarak yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülebileceği, davalı vekilinin ...
16. Noterliği'nin 08.09.2021 tarihli ihtarnamesi ile takas hakkını kullandığı, ancak takas def'ini ileri sürdükten sonra 21.11.2022 tarihinde davacının alacağının (3.114,32 TL'lik ödemenin mahsubu ile) 930.497,68 TL olduğuna dair mutabakat mektubu gönderdiği, bozucu yenilik doğuran takas hakkı bir kez kullanılmakla tükeneceğinden takas def'inin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/...
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 933.552,00 TL üzerinden devamına, dava tarihinden sonra ödenen 3.114,32 TL tutarındaki ödemenin infazda dikkate alınmasına, hüküm altına alınan 933.552,00 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 07.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının, faturaların içeriği malların kendisine teslim edilmediğini, fatura düzenlenmiş olmasının tek başına fatura içeriği malların teslim edildiği anlamına gelmediğini savunduğu, Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm verildiği,
fatura düzenlenmiş olması tek başına malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği anlamına gelmez ise de, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının faturaları defterlerine kaydettiği, usulsüz işlemler nedeniyle savcılıkta şikayetleri bulunduğunu ve bunun sonucunun beklenmesini talep ettiği, buna rağmen borçlu olduğuna ilişkin yeniden mutabakat yazısı gönderdiği,
artık fatura içeriği hizmetin verilmediği ve malların teslim edilmediği iddiasının dinlenemeyeceği, ticari defterlere kaydedilen fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiğine dair davacı lehine karine oluştuğu, davalı her ne kadar bu yazının otomasyon sisteminden kaynaklandığını savunmuş ise de, dava dışı otomasyon şirketinin verdiği cevapta da tarafların yaptığı işlemlerin kendi el ürünü olduğunun açıklandığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2366, K. 2025/7485, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama