KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2739 E., 2025/7560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/48 Esas, 2025/322 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "..." ve "..." asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2017/... sayılı ve “...” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli markasındaki "Y" harfi yerinde "A" ve "K" harflerinin getirilmesiyle oluşturulduğunu,
bahsi geçen farklılığın dava konusu başvuruyu müvekkilinin markasından farklılaştırmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının iptaline, başvurunun tescili halinde tüm sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markaları ile iltibasa yol açacak kadar benzer olmadığını, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucu markaların birbirinden farklı olduğu ve markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tescilli bir marka ile başvuruya konu ibare arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı, her iki ibarenin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak belirlenmelidir.
Davacının adına tescilli markaları "...", "...", "..." ibarelerinden oluşmakta olup, dava konusu başvuru markası ise "..." ibaresinden oluşmaktadır. Fonetik açıdan yapılan değerlendirmede, taraf markaları özellikle "..." harf dizilimini ortak olarak içermekte olup, taraf markalarının arasında ayırt edici nitelik katacak görsel bir unsurun da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, aralarında görsel benzerlik bulunan dava konusu markaların "..." ibarelerinin işitsel ortaklık kurması nedeni ile telaffuz açısından da benzer oldukları, bu hale göre dava konusu başvurunun aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarih ve 2023/5154 E. 2024/6927 K. sayılı, 16.09.2025 tarih ve 2025/642 E. 2025/5379 K. sayılı kararları) gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,
hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2739, K. 2025/7560, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama