KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2852 E., 2025/7632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20.hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/85 Esas, 2025/350 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...,...,... sayılı ve "...", "...", "...
VİTAMİNLERİ", "...", "ŞEKİL" ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/... sayılı "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı yanın markasının fiili kullanımında, müvekkili ürünlerinin fiili kompozisyonuna yanaşır şekilde faaliyette bulunduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu,
müvekkilinin davaya dayanak markalarının yanı sıra 99/... sayılı ambalaj marka tescilinin de bulunduğunu ve fiilen bu markanın da “...” markası ile birlikte kullanıldığını, her iki markanın da anlamsal bir karşılığının olmadığını, dolayısıyla tüketicilerin anlamsal olarak bir karşılaştırma yapamayacaklarını, dava konusu markada bulunan “amin” ekinin, “vitamin” kelimesinden türetildiğini, markada dikkati çeken unsurunun “...” harfleri olacağını, taraf markalarının kapsamlarının da benzer olduğunu, her iki tarafın da markasını takviye gıda ürünlerinde kullandığını, 05. sınıf malların yalnızca sağlıkçılara hitap etmediğini,
ortalama tüketiciye de hitap ettiğini, gıda takviyelerinin reçetesiz olarak satıldığını, dünyada gıda takviyelerine yoğun bir talep olduğunu, bu ürünlerin marketlerden, internetten dahi satın alınabildiğini, davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, ambalajında müvekkili markasını taklit ettiğini, davalının bu ambalajı kullanımında teknik bir zorunluluk olmadığını, davalının amacının müvekkili markalarının ekonomik değerinden haksız yararlanmak olduğunu,
başvurusu kötüniyetle yapıldığından kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından reddi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) ... sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinden sonraki "..." ve "..." ibareleri arasında herhangi bir çağrışım, benzerlik veya anlam birliğinin olmadığını, 05. sınıfta yer alan ve hususiyetle ilaç/sağlık sektörüne ilişkin mallar bakımından alelade bir tüketici kitlesinin, ortalama tüketici olarak belirlenemeyeceğini, müvekkili markasının bütün olarak davacı markasından farklılaştığını, benzerlik olmadığını, kötüniyet iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan bir kısım mallar bakımından taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.” malları bakımından ise taraf markalarının kapsamları itibariyle bir benzerliğin bulunmadığı, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında ilgili tüketici kitleleri ve taraf markalarını oluşturan kelimelerin bütünsel algıda yarattıkları somut farklılık nedeniyle karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin olmadığı, davalı tarafın fiili kullanımlarının ise işbu davanın konusunu teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı tespitinin yerinde olduğu, ancak davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz ve dava dilekçesinde diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu da ileri sürülmüş olmasına rağmen bu hususta Mahkemece olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı,
davacı tarafça, hiçbir teknik zorunluluk olmamasına rağmen davalı Şirketin ürün ambalajının, müvekkilinin ürün ambalajı ile aynı unsurları içerir şekilde ve aynı konseptte geliştirildiğini, bunun da davalı Şirketin kötüniyetini gösterdiğinin ileri sürüldüğü, dava konusu başvuru düz yazı ile yazılmış "..." ibareli olup, başvuruda herhangi bir şekil unsurunun yer almadığı, dolayısıyla, dava konusu başvurunun bu niteliği gözetilerek, kötüniyet iddiasının değerlendirilmesi gerektiği, başvuruda davacının ürün ambalajı ya da bu ambalaja benzer bir şekle yer verilmediğinden kötüniyet iddiasına itibar edilmediği,
bir an için aksinin kabulü halinde dahi davalının dosya kapsamına yansıtılan fiili kullanımı ile davacının ürün ambalajları arasında benzerlik olmadığından bu yönden de kötüniyet iddiasının yerinde görülmediği, tek başlarına herhangi bir ayırt ediciliği olmayan renklerin, davalı ürün ambalajlarında kullanılmasının, tarafların fiili kullanımlarının benzer olduğunu kabul için yeterli olmadığı, bunun dışında, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair başkaca bir husus iddia ve ispat edilemediğinden davacının kötüniyet iddiasının kabul görmediği,
hükmün gerekçesi değiştirildiğinden yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2852, K. 2025/7632, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama