KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3015 E., 2025/7564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/483 Esas, 2025/697 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, aynı zamanda “...” esas unsurlu markalarının ve ayrıca yine bu ibareyi içerir tasarımlarının da bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde bulunduğu,
müvekkiline ait “...” ibareli markaların reklam faturaları, reklam görselleri, satış faturaları ve gümrük çıkış beyannamelerinden açıkça anlaşılacağı üzere tüketiciler nezdinde tanınmış olduğunu, dava konusu 2019/... sayılı ve “...” ibareli markanın müvekkili markaları ile benzer olduğunu, taraf markalarının 30. sınıf malları kapsadığını, “...” ibaresinin davalının çatı markası olduğunu, bu nedenle değerlendirme dikkate alınamayacağını, taraf markalarının ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılabilecek kadar benzerlik taşıdığını,
yargı kararlarıyla somut ve soyut ayırt edicilik kazanan “...” ibaresinin dava konusu markada da bağımsız ayırt edici rol oynadığını, davaya konu markanın tescilinin müvekkili markasının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek ...sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve 2019/... sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli çok sayıda tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin anılan marka üzerine müktesep hak sahibi olduğunu, “...” markalarının tüketiciler nezdinde tanınır hale geldiğini, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, “lezzet tutkusu” ibaresinin, “...” markası altında kullanılan bir tamlama olduğunu, bu tamlamada “tutkusu” ibaresinin tek başına ele alınamayacağını, anılan ibarenin anlam kazanması için bütün olarak algılanması gerektiğini, markaların bütün olarak hiçbir benzerlik taşımadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünün uygulama alanı bulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça, diğer iddiaların yanında, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunun da ileri sürüldüğü, bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu veya olumsuz bir değerlendirmenin yapılmadığı, bu yönden davacının istinaf isteminin kabulü ile kötüniyet şartları değerlendirildiğinde davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı, davacının diğer istinaf istemlerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3015, K. 2025/7564, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama