KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4027 E., 2026/955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/522 Esas, 2025/879 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/108 E., 2023/30 K.
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
18.12.2021 tarihinde, davalının resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden “Savunma Sanayii’nin Gözbebeği... ... şeklinde manipülatif haber yaptıklarını, bu haber ile...’ın Katar ülkesine satıldığı algısının yaratılmaya çalışıldığını, müvekkilinin hak ve çıkarlarının ihlal edildiğini, ticari itibar ve saygınlığının sarsıldığını, kamuoyuna servis edilen yanıltıcı ve gerçek dışı haberin haksız eylem niteliğinde olduğunu, bu eylem kapsamında gerçekleşen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve buna bağlı olarak uğranılan zararın tazmini talebinde bulunduklarını,
dava konusu spekülatif haber ve bu haberin sosyal medya hesaplarından paylaşılması eyleminin, müvekkilinin maddi ve manevi zararı ile itibar kaybına neden olduğunu, hem marka hakkına hem de haksız rekabet hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı talebinde bulunduklarını, marka hakkına tecavüz sebebiyle marka imajının zarara uğradığını, hisselerin olumsuz etkilendiğini, herhangi bir şirketin yabancı bir ülkeye satıldığı haberi ile...’ın satıldığı haberinin etkisinin aynı olmayacağını, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olarak tescil edildiğini, söz konusu haberin,
basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığını, müvekkilinin kişilik haklarından sayılan ticari itibarı ile ekonomik geleceğine zarar verildiğini, mahkeme tarafından davalı tarafça gerçekleşen haksız eylemin marka hakkına tecavüz niteliğini taşımadığı kanaatine varılırsa taleplerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki haksız fiil ve/veya haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilerek tazminata hükmedilmesi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149/1-g hükmü kapsamında, hükmün ilanı ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine,
önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız fiil sebebiyle maddi zararın fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç şeklinde 500.000,00 TL’nin tazminini, yoksun kalınan kazançları açısından ise, SMK'nın 151/2-a hükmü kapsamında sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelire göre hesaplanmasına, maddi tazminat taleplerinin yanında 1.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, tazminat talepleri bakımından haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tazminine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; içerik sağlayıcının ...
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. olduğunu, diğer davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, marka hakkına tecavüz fiillerinin SMK’nın 29. maddesinde sıralandığını, davacı tarafından, marka hakkına tecavüz fiillerinin varlığının ispatlanamadığını, bu sebeple yasanın 149. ve 150. maddelerinde gösterilen taleplerin ileri sürülemeyeceğini, haksız rekabet açısından, kötülemenin olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, yayında...’ın Katarlılar’a satıldığı iddiasının bulunmadığını, haberin bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, yayında...’ın marka başvurusunun haberleştirildiğini, müvekkilinin,
gerçeği araştırma yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, yayında bir soru önergesinin haberleştirildiğini, müvekkilinin, üçüncü kişilerin fiillerinden sorumlu tutulamayacağını, objektif bir şekilde, marka başvurusu ve bir milletvekilinin verdiği soru önergesinin haber olarak sunulduğunu,... ile ilgili haberlerde üstün kamu yararı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların “...” markası altında herhangi bir mal yahut hizmet sunmadığı, alan adı vb. kullanımlarının bulunmadığı, haber metni içerisinde yazı ile ve görsel olarak “...” markasının paylaşılmasının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri anlamında marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin taleplerinin daha önce açılmış olan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/217 E. sayılı dosyasında bulunduğu,
davacı vekilinin haksız rekabet nedeniyle açtığı davanın da derdest olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı vekilinin haksız rekabet nedeniyle açtığı davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka hakkına tecavüz eyleminden bahsedebilmek için, markanın veya benzerinin, aynı/benzer sınıflarda kullanılmasının gerektiği, somut olayda davalılarca “...” markası altında herhangi bir mal veya hizmet sunulmadığı, haber metni içerisinde davacıya ait olduğu belirtilen binanın görünmesi nedeniyle bina üzerinde yazılı markanın yer aldığı,
haber metni içerisinde yazı ile ve görsel olarak “...” markasının paylaşılmasının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri anlamında marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, diğer yandan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/217 E. sayılı dosyasının, davacısının ve davalıların aynılık içerdiği, dava konusunun da davalılar tarafından...'ın Katar'a satıldığı yönünde yapıldığı iddia edilen haber nedeni ile doğan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olduğu, aynı vakıaya dayanıldığı,
işbu dosyada da haksız rekabete ilişkin taleplerin aynı nitelikte olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin, tespiti, önlenmesi, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4027, K. 2026/955, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama