KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4028 E., 2026/853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/774 Esas, 2025/1054 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/373 E., 2022/258 K.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2019/123272 sayılı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa ...” ibareli marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli tanınmış “...” markası başta olmak üzere “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu,
tescili halinde halk nezdinde iltibas yaratacağını, müvekkilinin sahibi bulunduğu “www.....com” alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini, "..." ve "..." ibareli markalarının yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik kazandığını, “...” ve “...” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ...” markasının tesciline izin verilmesinin, müvekkillerinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının ayırt edici vasfını zedeleyeceğini, “...” ve “...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ...” ibaresinin tesadüfen seçildiği düşünülemeyeceğinden başvurunun kötüniyetle yapıldığını,
davalıya ait ...” ibareli marka başvurusunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-5456 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/123272 başvuru numaralı ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markalar arasında ortak unsur olan “...” ibaresinin günlük dile yerleşmiş, herkesçe anlamı bilinen ve ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, dava konusu markada şekil unsurunun da kullanıldığını, “...” ibaresine vurgu yapılmadan “sana” kelimesinin eklenmesi ile markaya yeterli ayırt edicilik katıldığını, davacı markasından uzaklaşıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmü koşullarının oluşmadığını, kötüniyete dayalı iddiaların ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalarda ortak olarak yer alan ibarelerin anlamlarının aynı oluşu, davaya konu markada “...” ibaresi ile birlikte “sana” ibaresinin yer alması, bu hali ile anlamın “...” ibaresi üzerine düşmesi, işitsel olarak da vurgunun “...” ibaresinde oluşu ile görsel olarak da benzer “hespi” ibaresinin markaları birbirine yaklaştırması ve davaya konu markada yer alan şeklin bu benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği birlikte değerlendirildiğinde taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, emtia sınıflarının da aynı/aynı tür olduğu,
tüketicide mevcut olan güven nedeniyle, üçüncü kişilerde, başvuruya konu marka ile tescili talep edilen 35. sınıftaki hizmetlerin tanınmış marka sahibi tarafından sunulduğu hissi uyanabileceği, haksız yararlanma ihtimalinin gerçekleştiği, diğer taraftan 16. sınıfta yer alan malların ise davacı yanın tanınmış markasının bulunduğu sektör ile bağlantılı olmadığı, bu sınıfta yer alan mallar açısından haksız yararlanma ihtimalinin gerçekleşmediği, ancak başvuru kapsamında yer alan 16. sınıf malların tamamının davacının markalarında bulunan hizmetler ile benzerlik taşıdığı,
35. sınıftaki hizmetlerin ise aynı/aynı tür olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-5456 sayılı kararının iptaline, 2019/123272 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4028, K. 2026/853, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama