KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4032 E., 2026/1032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/312 Esas, 2025/642 Karar
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/250 E., 2022/416 K.
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/93373 ... long live earth", 2019/51832 ... yaşasın dünya" ve 2018/59334 ..." ibareli tanınmış tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/66171 "... ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın davalı ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin ürettiği ürünlerin, oluşturduğu markaların tümünde ..." ibaresinin kullanıldığını, tanınmış marka olması sebebi ile bütün sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsar şekilde koruma sağlanması gerektiğini,
..."nin tanınmış marka olması sebebiyle iltibas ihtimalinin arttığını, markalar arasında iltibas oluşturacak düzeyde işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarına sızacağını ve tanınmış ..." markasının imajına zarar vereceğini, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-5255 sayılı kararının iptaline, ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, tescili talep edilen hizmetler bakımından ilişkilendirilme dahil iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 55 yıldır yer döşemesi ile tekstil ürünlerinin laboratuvarlarında kalite testi hizm...sunduğunu, firmanın 2009 yılına kadar enstitü olarak faaliyetlerine devam ettiğini, 2009 yılında ise şirketleşmeye gidildiğini ve anılan yıldan itibaren de faaliyetlerine şirket çatısı altında devam ettiğini, enstitü ilk başta ismini, kısaltması ...olarak kullanmaya başlamışsa da faaliyetlerinin dünya çapına genişletmesiyle birlikte "Ö" harfinin her dilde olmaması nedeniyle Almanca telaffuza daha yakın şekilde ... olarak kullanmaya başladığını, müvekkilinin,
alanında dünya çapında tanınan bir kuruluş olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda kullanılan harflerden yalnızca ikisinin ortak olduğunu, müvekkili markasının şekil unsuru içermediğini, kullanılan renk ve stillerin farklı olduğunu, anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkili markası tanınmış olduğundan davacının tanınmışlığından yararlanmasının düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 2020/66171 başvuru numaralı "... ibaresinden oluştuğu, kapsamında 42. sınıftaki -kararda sayılı- mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2019/93373, 2019/51832, 2018/59334 sayılı ve ... long live earth", ... yaşasın dünya", ..." ibarelerinden meydana geldiği, koruma kapsamında 01-45.sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı,
dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan 42. sınıfın tüm alt gruplarındaki çekişme konusu hizmetler bakımından taraf markalarının emtia listeleri aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, ancak taraf markaları arasında tek ortak kelimenin ...olduğu, markaların esaslı unsurları, görsel özellikleri, telaffuzları ve yarattıkları kavramsal çağrışımlar yönünden aynı veya benzer görülmediği, markalar arasında anlamsal ve işitsel benzerlik de bulunmadığı,
taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldıklarında görsel, işitsel ve anlamsal unsurların hiçbiri açısından, tüketicinin, işaretler arasında yanılgı yaşayabileceği mahiyette güçlü bir benzer algı ediniminin mümkün olmadığı, davaya konu markanın ilgili tüketici kitlesinin dikkatli özenli ve seçici kimselerden oluştuğu, 42. sınıftaki hizmetlerin makul düzeyde bilgili ve dikkatli tüketicilerinin somut olayda farklı markalarla karşı karşıya olduklarını anlayacakları, taraf markaları arasındaki bir kısım harfler bakımından oluşan işitsel benzerliğin markaların bütünsel algılarında oluşan belirgin farklılığın önüne geçmeye yeterli olmadığı,
dava konusu başvurudan dolayı davacı markalarının tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında somut veri bulunmadığı,
markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olayın da söz konusu olmadığı, markalar benzer olmadığı ve SMK'nın 6/1,2,5 hükümleri anlamında iltibas tehlikesi olmadığından hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda "ETI" ibaresi öne çıkarılmadığı gibi bir bütün olarak "... ibaresine yer verildiği, sırf başvurunun ortasında yer verilen "ET" harflerinin benzerliğinin, markaların karıştırılmasına yol açmayacağı, davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığı,
dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4032, K. 2026/1032, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama