KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4037 E., 2026/1129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/779 Esas, 2025/902 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/218 E., 2022/465 K.
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ... nezdinde 2021/039976 sayılı "t..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca re'sen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022-M-4408 sayılı kararıyla nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dünya çapında viski bardakları üretip sunduğunu,
2001 yılında özel olarak üretip satışa sunduğu viski bardaklarının başarı ve kalitesiyle ideal viski bardağı olarak kabul edildiğini, İskoçya’da "viski için seçilmiş resmi kadeh" şeklinde onaylanan ilk viski bardağı olduğunu, 2006 yılında Queen’s Award ödülünü kazandığını, dünya genelinde birçok ülkede tescilli üç boyutlu bir marka olarak korunduğunu, müvekkilinin Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği marka başvurusunun, davalı Kurumca reddolunduğunu, marka başvurusuna konu görselin hem ayırt edicilik taşıdığını hem de tanımlayıcı olarak nitelendirilemeyeceğini,
kaldı ki müvekkili başvurusunun kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin bardak tasarımının sektörde kendine has özellikleri nedeniyle ödül aldığını, müvekkilinin Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) nezdinde 008690082 sayısı ile tescilli ve yine 21. sınıftaki viski bardaklarını da kapsayan başvurusuna karşı açılan hükümsüzlük kararında müvekkili başvurusuna konu görselin, üzerine "the gleincairn glass" yazması nedeniyle bütün olarak ayırt ediciliğe haiz olduğunun kabul edildiğini,
müvekkili ürünlerinin hali hazırda Türkiye’de de satışa konu edildiğini ve bardaklar üzerinde “the gleincairn glass” ibaresinin okunabilir şekilde kullanıldığını, dava konusu markanın birebir aynısının EUIPO, Monako ve Birleşik Krallık nezdinde hali hazırda tescilli olduğunu, üç boyutlu şekilde başvuru konusu edilmiş şekil unsuru ile birlikte ürünün markasını da ihtiva eden başvuruların ayırt edici olduklarının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2021/039976 sayılı "t..." ibareli müvekkil başvurusunun reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-4408 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "...+ şekil" ibare ve şekilli marka başvurusunun görseli incelendiğinde, yukarıya doğru ağız kısmının daraldığı, dip kısmına doğru özel bir açıyla genişleyerek bombe halini alan, alt kısmında yine aşağıya doğru genişleyen bir dibe sahip olan, en altında ise bardağın davacıya ait olduğunu belirten "t..." yazısının bulunduğu, bu özellikler dahilinde diğer viski bardakları karşısında ayırt edicilik kazandığı, dava konusu markada yer alan işaretlerin marka olarak tescil ettirilebilecek ve soyut ayırt edici niteliği haiz işaretlerden olduğu,
SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-4408 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 8 690 083 sayılı ile ve üç boyutlu marka olarak Avrupa Birliği (AB) nezdinde tescilli markasının hükümsüzlüğü talebiyle EUIPO'ya başvuru yapıldığı, gerekçe olarak AB Marka Tüzüğünün SMK'nın 5/1-b maddesine karşılık gelen 7 (1)(b) ve 5/1-c maddesine karşılık gelen 7 (1)(e)(ii) maddesine dayanıldığı,
EUIPO Hükümsüzlük Dairesinin, Temyiz Kurulu kararı ile kesinleşen 32 201 C sayılı kararında, AB Marka Uygulama Tüzüğünün 3 (3)(c) maddesinde, şekil markalarının, kap, ambalaj, ürünün kendisi veya bunların görünümü dahil olmak üzere, üç boyutlu şekillerden oluşan veya üç boyutlu şekilleri de kapsayan, markalar olarak tanımlandığı, "kapsayan" ibaresinin bu markaların bizatihi şekilleri değil, ayrıca, kelime veya logolar ya da etiketler gibi figüratif unsurları içeren şekilleri de kapsadığı anlamına geldiği;
somut uyuşmazlıkta çekişme konusu mallar viski bardağı ve bu nedenle daha özellikli mallar olması nedeniyle tüketicilerin dikkat seviyesinin biraz daha fazla kabul edilebileceği; çekişme konusu markanın malların şekli ile camın alt kısmına kazınmış ve malın dört görünümünün her birinde az veya çok görülebilen "t..." unsurlarından oluştuğu.
2009 tarihinde başvurunun, markanın kelime unsurunun "t..." olduğu bildirimiyle yapıldığı, kelimelerin tüm görünümlerde mevcut olmasının başvuru sahibinin bu unsurları markanın koruma kapsamının bir parçası olarak gördüğünü göstermeye yeterli kabul edildiği, eğer ayırt edici olmayan bir şekil kendi başına ayırt edici bir unsur içeriyorsa, bunun işaretin bir bütün olarak ayırt edici olmasına yeterli olacağı, kelime veya şekil unsurlarının boyutu ve oranının, şekle nazaran kontrastlığı ve şekil üzerindeki konumlarının, ayırt edicilik değerlendirilirken işaretin algılanmasını etkileyebilecek faktörler oldukları;
kelime unsurunun şeffaf bir objeye beyaz harflerle kazındığı, kontrastlık çarpıcı olmamakla birlikte görünebilir olduğu ve kazımanın sektörde bardakların alt kısmına markanın eklenmesi için kullanıldığı, ek olarak daha az kontrast renklerin kullanımının bir unsurun ayırt edici olarak belirlenmesi için yeterli olabileceği, "t..." unsurunun bir bütün olarak ayırt edici olduğu ve tüketicinin, bunun malın ticari kaynağı olduğunu anlamasını sağlayacağı; ürüne nazaran bu unsurun boyutunun küçük olduğu, bununla birlikte, bardaklar gibi mallarda kaynağı gösteren küçük işaretlerin yaygın olarak kullanıldığı,
spesifik pazar gerçekliklerinin de dikkate alınması gerektiği, küçük boyutlarına rağmen, kelime unsurlarının hâlâ görünümde ayırt edici unsurlar olarak belirlenebildiği, bunun işareti bir bütün olarak ayırt edici kıldığı; genel bir ilke olarak, kendi başına ayırt edici olan herhangi bir unsurun, ürünün normal kullanımında algılanabilir olduğu ve markayı tescil edilebilir kılmak için yeterli olduğu sürece, şekil markasına ayırt edicilik katacağı ve kelime unsunu "t..." ibaresinin bir bütün olarak ayırt edici olduğunun ise tartışmalı olmadığı hususları belirtilmiş ve çekişmeli marka salt malın şeklinden oluşmadığından,
"t..." ibaresi ayırt edici ve görülebilir olduğundan, malın şeklinin tanımlayıcı olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmadığı yönünde karar verildiği, eldeki uyuşmazlığın da aynı bardağa ilişkin olduğu, yukarıda incelenen hükümsüzlük başvurusuna konu markada bardağın dört yönden görünüme yer verilmişken, dava konusu başvuruda bardağın yedi açıdan görseline yer verildiği, marka başvurusunda kelime unsurunun "t..." olarak bildirildiği, bu kelime unsurunu da bardak mallarında mutad olduğu üzere bardağın taban kısmında yer aldığı,
markanın kelime unsurunun malın normal kullanımında görülebileceği, dava konusu üç boyutlu markanın kelime unsuru ile birlikte koruma altına alınmak istendiğinin aşikar olduğu, söz konusu ibarenin de markaya ayırt edicilik kazandırdığı, ulaşılan bu sonucun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2022 tarih ve 2021/4057 E., 2022/6071 K. sayılı kararıyla da uyumlu olduğu, öte yandan dava konusu markanın tanımlayıcı da olmadığı,
dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2021/039976 sayılı "t..." ibareli müvekkil başvurusunun reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-4408 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4037, K. 2026/1129, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama