KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4042 E., 2026/1130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/485 Esas, 2025/699 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/54 E., 2022/167 K.
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/05868 sayılı çoklu tasarım tescilinin bulunduğunu,...ve ".../ ..." web siteleri üzerinde Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3 D.
İş (Eksi Esas: 2019/58 Değişik iş) sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 08.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda, anılan web sitelerindeki davalı kullanımlarının tespit talep edenin haklarına tecavüz oluşturabilecek nitelikte bulunduğunun bildirildiğini ileri sürerek tecavüzün önlenmesine, hükmün ilanına, web sitelerine erişimin engellenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, değişik iş dosyası için yapılan masrafların da hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
BTO şirketi yetkilisi ...’in davacı şirketin işçisi iken 2015 yılında işten ayrılarak BTO şirketini kurduğunu, şirket kurulduktan sonra taraf şirketlerin ortak işler yaptığını, müvekkilinin davacı ile ortak ticaret yapmayı bırakması sonrası davacının kendilerine hasım olduğunu, tedbire esas olan ürünün (...) dava dışı Viola şirketi tarafından üretildiğini, müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin tedarikçisi olan Viola şirketinin ürettiği “...” ürününün görselinin müvekkilinin internet sitesinde bulunduğunu ancak herhangi bir sipariş ve satışının olmadığını, davacı iddiaları öğrenilince de derhal web sitesinden çıkarıldığını,
Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/58 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi tespit raporunda Mira isimli kitaplık modellerinin tescilli tasarımlar ile birebir aynı görünümde olmadıkları tespit edildiği halde tasarımlar arasında karıştırılma ihtimalinin olabileceği kanaatine varıldığını, dava konusu tasarımların müvekkilinin tedarikçisi Viola Ofis Mobilyaları Otomotiv İnşaat Gıda Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 2018 077 43... ... numaralarıyla tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile harcıalem nitelikte olan raf renkleri ve metal formları dışında davalının kullanımlarında arka kısımda sağ ve soldan çapraz metal profillerin davacının tasarımlarında bulunmadığı, yine yan iskelet kısımlarında dış kısımlarda bulunan dikey metal kesitlerin daha kalın hemen yanlarında bulunan diğer kesitlerin ise daha ince olarak yer aldığı, davacının tasarımında ise ince dikey kesitler yerine her rafta raf boyutu kadar ayrı ayrı tek yönlü çapraz metal kesitlerin bulunduğu, davalı kullanımlarındaki raf aralıklarının düzensiz olduğu,
davacı tasarımlarında ise eşit şekilde bölmelere ayrıldığı, davacının ayak aksamının yuvarlak formda takılarak yerleştirildiği, davalı kullanımındaki ayak formunun ise dikey formdaki metal iskeletin devamı niteliğinde olduğu, davalının bir kısım kullanımında ise farklı yerlerde çekmecelerin bulunduğu ancak davacı tasarımlarında çekmecenin bulunmadığı, bilgilenmiş kullanıcı bu ürünün satışını yapan mağaza görevlileri olduğu gibi ürünü satın alan nihai tüketiciler olduğu,
nihai tüketicilerin bu kitaplık/raf ürünlerinden almak istediklerinde bu ürünlerin satışının yapıldığı mağazalara giden, piyasa araştırması yapan, ürünü satın almadan önce internet üzerinde yahut ev dekorasyon ürünlerinin bulunduğu dergi, gazete gibi sair dokümanları inceleyen, fiyat performans araştırması yapan, sunta veya gerçek ahşap olup olmadığı gibi malzeme kalitesini araştıran, evine veya alacağı mekâna uygunluğuna, boyutuna, kullanım amacı, pratikliğine göre tercihlerini sıralayan kimseler olduğu,
bu halde metal kitaplık/raf tasarımlarında tasarımcıların seçenek özgürlüğü de dikkate alındığında davalının kullanımına konu ... isimli tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde davacı tasarımlarından bütünsel algıda farklı olduğu,
tasarımlar arasındaki farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözünde tasarımlar arasındaki harcıalem olan benzerliklerden daha çok dikkat çekeceği ve farklı olarak algılanabileceği, dolayısıyla davalı kullanımlarının, davacının 2017/05868 tescil numaralı 12, 13, 16, 24... numaralı tescilli tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf tasarımları birbirleri ile karşılaştırılırken sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren unsurların dikkate alınması mümkün olmayıp, karşılaştırmanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 E., 2018/5428 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere seçenek özgürlüğü kapsamında, bilgilenmiş kullanıcı gözetilerek,
tasarımlar arasındaki ortak ve farklı özellikler tespit edilip, farklılıkların tasarımın bütününe nazaran bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt ediciliği sağlamaya yetip yetmediğinin belirlenmesi suretiyle yapılması gerektiği, mahkemece dosya kapsamında alınan 17.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda ve bu raporun davacının talebi üzerine düzenlenen Ankara 3. FSHHM'nin 2019/58 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile çelişmesi nedeniyle alınan 24.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda,
tasarımların açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde karşılaştırılması yapılarak davalının kullanımına konu ... isimli tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde davacı tasarımlarından bütünsel algıda farklı olduğunun, tasarımlar arasındaki farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözünde tasarımlar arasındaki harcıalem olan benzerliklerden daha çok dikkat çekeceğinin ve farklı olarak algılanacağının, sonuçta karşılaştırılan tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığının, yeni ve ayırt edici nitelik taşıdıklarının tespit edildiği, anılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu,
her ne kadar Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/58 D.İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda, davalıya ait dava konusu ... ürününün davacı tasarımları ile genel izlenim itibariyle benzer olduğu belirlenmiş ise de, bu raporun denetime elverişli biçimde teknik değerlendirme içermediği, mahkemece aldırılan ve birbirini destekleyen, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyetlerden alınan raporlar karşısında üstün tutulması için haklı bir neden de tespit edilemediği,
diğer taraftan davacının, dava dışı şirkete ait dava konusu tasarımı konu alan endüstriyel tasarım başvurularının TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğine dair iddiaların da işbu davada tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4042, K. 2026/1130, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama