İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4054 K.2026/837

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk…

Esas2025/4054Karar2026/837Tarih9 Şubat 2026Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/4054 E., 2026/837 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/370 Esas, 2025/708 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/135 E., 2022/153 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosy...ki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 18.07.2007 tarihinde kurulduğunu, ... ...

Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin ise 1998 yılında faaliyete başladığını ve diş hekimliğinin tüm branşlarında hizmet verdiğini, ayrıca müvekkili ... adına tescilli 2012/37322 sayılı "......" ibareli markanın bulunduğunu, davalının "....." ibareli kullanımlarının tespit edildiğini, söz konusu kullanımın durdurulması yönünde davalı ile yapılan görüşmelerde, davalı şirket yetkilisinin kullanımlarına son vereceğini ifade ettiğini, ancak devamında Polatlı ilçesinde kullanımlarını sürdürdüğünü, davalı şirketin sicil kayıtlarına göre, 11.05.2015 tarihinde kurulduğunu, davalı şirketin ticaret unvanının esas unsurunun "....." sözcüğü olduğunu,

bu ibarenin müvekkiline ait ticaret unvanı ile benzerlik gösterdiğini, tek farkın kelimelerin yer değiştirilmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK)

52. maddesi uyarınca davalı ticaret unvanının terkinini talep edilebileceğini, yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/3-e hükmü gereğince de müvekkilinin aynı hakka sahip olduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanının silinmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ticaret unvanının hiçbir şekilde davacı markası ya da ticaret unvanı ile benzerlik göstermediğini, müvekkilinin fiilen ".....L’S" markasını kullandığını, "....." kelimesinin, İngilizce diş anlamına gelen "..." kelimesi ile şirketin kurucu ortağı olan diş hekiminin kızı ...'nın isminin birleştirilmesi sonucu oluşturulduğunu, "..." kelimesinin, İngilizce diş anlamına gelmesi nedeni ile ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve diş sağlığı sektöründe sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin ticaret unvanının 6 yıl önce tescil edildiğini,

2015 yılında tescil edilen ticaret unvanına hiçbir itirazda bulunmaksızın 6 yıl boyunca sessiz kaldıktan sonra açılan bu davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ticaret unvanının 18.07.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğu, davalı ticaret unvanının ise 11.05.2015 tarihinde ilan edildiği, davacı tarafın ticaret unvanının temel olarak ağız-diş sağlığı ve hastalıklarına yönelik tıbbi hizmetlere ilişkin faaliyetlerde kullanıldığı, davalı yanın temel faaliyet alanının da aynı bulunduğu,

bu çerçevede taraf ticaret unvanlarının temel faaliyet konularının birbiriyle örtüştüğü, davacı tarafın ticaret unvanın ayırt edici ibaresinin "......" kelimesinden oluştuğu, davalı tarafın ticaret unvanın ayırt edici ibaresinin ise "....." ibaresinden meydana geldiği, taraf ticaret unvanının kök unsurları olan "......" ve "....." ibarelerinin birebir aynı sözcük gruplarının yer değiştirilmesi sonucu oluşturulduğu,

her ne k...r "..." ibaresi ilgili sektör bakımından ayırt edici bir sözcük değil ise de aynı değerlendirmenin "..." kelimesi için yapılamayacağı, bu haliyle taraf unvanlarının kök unsurlarının bir bütün olarak birebir aynı kelimelerden oluştuğu ve bu nedenle birbirleri ile yüksek düzeyli benzerlik taşıdığı,

taraf ticaret unvanlarının tüketiciler tarafından birbiriyle karıştırılma ihtimallerinin son derece yüksek olacağı, ancak doktrinde ve uygulam... kabul gördüğü üzere önceki tarihli hak sahibinin, TMK'nın 2. maddesi uyarınca belli bir davranışta bulunması gerekirken, sessiz kalarak üçüncü kişiye karşı dava açma hakkını veya devam eden eylemli kullanımı men etme hakkını kullanmamışsa bu hakkını kaybedeceği, bu ilkeye "sesiz kalma yolu ile hak kaybı ilkesi" denildiği, marka hakkı sahibinin, bu hakkın ihlaline kayıtsız kalarak,

karşı tarafta bu ihlal ile ilgili bir müdahalede bulunmayacağı yönünde inanç oluşturduktan sonra ihlalde bulunana karşı dava açmasının dürüstlük ilkesine aykırılık olarak değerlendirileceği, 6102 sayılı TTK ile tacirlerin ticari işlerinde basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün olduğu, bu nokt... marka hakkı sahibinin de önem atfettiği markası ile bağlantılı olarak pazarı ve sektörü gözlemlemesi,

markası ile iltibas yaratan ve marka hakkını ihlal eden eylemler var ise bunları önlemeye matuf girişimlerde bulunması gerektiği, tacirin, bu sıfatı nedeniyle, piyas... bilinen ve geniş bir alanda kullanılan tescilsiz işaretten haberdar olmadığını iddia edemeyeceği, haksız rekabete maruz kalan hak sahibinin dava açma hakkının kaybından söz edilebilmesi için kendisinin ihlali bilip bilmediğinin araştırılmasına gerek görmeksizin bilebilecek durumda olmasının yeterli olduğu, dolayısıyla davacının, davalının mevcut marka kullanımını bilmesine ya da bilmesi gerekmesine rağmen somut olayın özelliğine göre uzunca bir süre sessiz kaldığı,

davacı tarafın, davalının Ankara’da 2019 yılında şube açılışı sonrasında davalının ticarî faaliyetlerinden haberdar oldukları, daha öncesinde haberdar olmadıkları veya haberdar olmalarının mümkün olmadığı iddiasının, davacı taraftan beklenen özen yükümlüğüne aykırı olacağı, dolayısıyla objektif kriterlere göre değerlendirme yapıldığında davacının 2015 yılından itibaren kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülen davalı eylemlerini bilmesi gerekmesi/bilebilecek durumda olması dikkate alınarak,

ticaret unvanının terkini davası açılmasının dürüstlük ilkesine aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının ticaret unvanının 11.05.2015 tarihinde ilan edildiği, eldeki davanın ise bu tarihten yaklaşık 6 yıl sonra açıldığı, tarafların aynı alanda ve aynı ilde faaliyet gösterdikleri, davalının faaliyetlerinin aralıksız olarak devam ettiği hususları gözetildiğinde, davacı tarafın, davalının faaliyetlerinden haberdar olmasının gerektiği, ar...n geçen sürenin uzunluğu karşısında bu hususun ayrıca ispatına da gerek olmadığı, öte yandan davalının unvan terkinin kötüniyetli olduğunun da ispat edilemediği,

bu itibarla davacı tarafın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4054, K. 2026/837, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4054
Karar No
2026/837
Tarih
9 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4055 K.2026/865
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4056 K.2026/864
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4057 K.2026/895
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4059 K.2026/1066
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4060 K.2026/1131
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/4061 K.2026/1855

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.