KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4179 E., 2026/1051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/793 Esas, 2025/1009 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/350 E., 2022/362 K.
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.10.2007 tarihinde...'de etüt eğitim merkezi olarak eğitim sektöründe faaliyetlerine başladığını, anaokulu, özel gündüz bakımevi ve çocuk kulübü, kreş, dil okulu, özel eğitim kursu ve muhtelif kurs ve özel okul olarak faaliyet gösterdiğini, 13 yılı aşkın süredir hizmet verdiğini, "..." ibareli markanın "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu markayı tescilsiz olarak 2007 yılından beri aralıksız kullandığını, davalının markasının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu, markasını yayıncılık sektöründe kullandığını,
müvekkilinin eskiye dayalı kullanımı nedeniyle davalıya ait markanın "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğünün gerektiğini, bu hizmetler yönünden iltibasın doğduğunu ileri sürerek davalının 2016/47194 sayılı ve ... ... YAYINLARI" ibareli markasının "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilsiz bir şekilde "..." ibaresini tek başına kullanıp markalaştırılmasından söz edilemeyeceğini, davacının markasal kullanımının müvekkil markasından çok sonra olduğunu, önceye dayalı kullanım iddiasının dayanağının bulunmadığını, taraf markalarının bariz bir şekilde farklılık içerdiğini, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu eserlerin ve dolayısı ile ... ... YAYINLARI" ibareli markasının yalnızca...'de değil, Türkiye'nin her ilinde kullanıldığını, kötüniyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü şartlarının davacının tescilli markası bulunmaması nedeniyle oluşmadığı, davacının "..." ibareli önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımları ile davalının 2016/47194 sayılı ... ...
YAYINLARI" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, her iki taraf markasının asli unsurunun "..." ibaresinden meydana geldiği, davacı tarafın, dava konusu markanın başvurusunun yapıldığı 26.05.2016 tarihinden daha öncesine dayandığı delilleri ile bu markayı "Eğitim ve öğretim hizmetleri"nde SMK'nın 6/3 hükmü ile ilgili ciddi kullanımlarının bulunduğu, markasal şekilde hem tabelasında işletme adı olarak hem de işyerindeki faaliyetlerinde kullandığı,
nitekim bilirkişi heyeti raporunda "davacı bu markanın kullanımına ilişkin dava dosyasına sunduğu delileri arasında 18.10.2007 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesi, 02.07.2012 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesi,...
Valiliği tarafından 10.12.2014, 18.11.2016, 24.08.2017, 23.08.2017, 18.10.2017, 14.11.2017, 17.11.2017, 20.11.2017 tarihlerinde verilen...’in muhtelif semtlerindeki işyeri açma ve çalıştırma ruhsatnamesi,...
Valiliği Aile ve Sosyal Politika İl Müdürlüğünden 07.09.20 15... .11.2018 tarihinden özel gündüz ve bakımevi, çocuk kulübü açılış izin belgesi, 09.11.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin kopyası, 2012-2019 yıllarına ait ve üzerinde eğitim, etüt bedeli ibaresi yer alan faturalar, 2012-2020 yılları arasında sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların sayfalarının yer aldığının" tespit edildiği; davaya konu olan "..." ibaresinin davacı tarafından ilk kez 2007 yılında tarihinde kullandığının görüldüğü,
davacı tarafın dava konusu edilen "..." ibaresinin kendisi tarafından uzun yıllardır çok yoğun olmasa da ciddi bir biçimde,... genelinde kullanıldığı ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğunu tevsik eden deliller olduğu, bu kapsamda davacının mesnet olan "..." işaretinin 41. sınıfta yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetleri"nde kullanımının, SMK'nın 6/3 hükmünde aranan "markasal kullanım" ve "ciddi kullanım" koşullarını karşıladığı,
davacının önceki kullanımlarının tamamen bu hizmetlere yönelik olduğu ve önceki bu yoğun markasal kullanıma dayalı hakkın ise iş bu davaya konu olan 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından bir etkisinin olacağından davacının davaya konu olan markanın 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının bulunduğu SMK'nın 25/1 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2016/47194 sayılı markanın 41. sınıfta yer alan "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri," yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden kısmen terkin edilmesine karar verilmiş,
hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4179, K. 2026/1051, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama