KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/679 E., 2025/4783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1209 Esas, 2024/1787 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/165 E., 2024/145 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; radyocu ve seslendirme sanatçısı müvekkilinin sesinin toplu taşıma anonsları içi kullanılacağı düşünülerek (başka bir amaçla) ... tarafından kaydedildiğini, sesin .. tarafından, .. Türkiye'ye satıldığını, kaydedilen sesin bilgisayar programı ile işlenerek, Apple'ın Siri uygulamasında kullanıldığını, ... ile imzalanan İngilizce sözleşmenin davalıya bu kullanım hakkını vermediğini ileri sürerek Siri uygulamasındaki sesin davacıya aidiyetinin tespitine, mevcut haksız tecavüzün tespitine, durumun gazete ile kamuoyuna duyurularak özür dilenmesine, tecavüzün sonlandırılması ve kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... (Ireland) Ltd. vekili cevap dilekçesinde; davacının ... ile sözleşme imzaladığını, müvekkili ... ... Ltd.'nin ise İrlanda'da yerleşik bir tüzel kişi olduğunu, Siri'nin bilgisayar yardımıyla ürettiği sesin davacının sesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Siri'nin, özel bir teknoloji ile oluşturulan ses veri tabanına kayıtlı ses birimlerinden oluşturulmuş ara yüzünü kullanarak cevaplandırdığını, Siri'nin davacının sesi olmadığını, davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince bu sözleşmenin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili her ne kadar beyan dilekçesi ile ... Turkey İletişim Hizmetleri Ltd. Şti.'ye davayı yönelttiklerini beyan etmiş ise de, bahsi geçen şirketin sözleşmede ismi yer alan şirketle ve davalı şirketle aynı olmadığı, diğer davalı ...’nin Apple Inc'ın Türkiye iştiraki olup, Türkiye'de iPhone, iPad, iTouch ve diğer Apple ürünlerini sattığı, bu ürünlere ilişkin teknik ve eğitici destek sağladığı, Apple ürünleri ve ürünlerde yer alan sistemler ve uygulamalar ile bir ilgisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın her iki davalı yönünden de pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Sîri uygulamasındaki sesin davacıya aidiyetinin tespitine, mevcut haksız tecavüzün tespitine, tecavüzün sonlandırılması ve kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesi talebine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/679, K. 2025/4783, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama