Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2011/9804 E. , 2012/14120 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 10.764,22 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin hüküm davacı ve davalı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2011/9804 E. , 2012/14120 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 10.764,22 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j bendinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan kişilerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri, aynı Kanunun 142. maddesinde de tazminat ve miktarının hesaplanmasında tazminat hukukunun genel prensiplerinin dikkate alınacağı belirtilmiş, Anayasanın 19/son maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. 141. maddedeki "maddi ve manevi zarar" ifadesinden hareketle tazminatı gerektiren her durumda manevi tazminatın da verilmesi gerektiği kabul edilemeyeceği gibi, koşulları oluşmadığı halde malvarlığı değerlerine el konulanın hiçbir şartta manevi tazminat isteyemeyeceğinin kabulü de mümkün olmayıp, manevi tazminat şartları her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmeli, yapılan işlem nedeniyle elem ve acı duyulduğu veya kişilik haklarının zedelendiğinin ispatlanması halinde bu üzüntünün giderilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilmelidir. İnceleme konusu somut olayda, yapılan bir soruşturma nedeniyle davacıya ait tanker ve içindeki yakıta elkonulması nedeniyle uğranılan maddi zararların talebi mümkün ise de, manevi tazminat şartları bulunmamaktadır. Bu itibarla manevi tazminat isteminin reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 2- Kabule göre de; a- Gerekçeli kararda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat yerine 466 sayılı kanun hükümlerine göre tazminattan bahsedilmesi, b- Davacı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Ceza Genel Kurulunun 12.4.2001 tarih ve 2011/2-52 sayılı kararında elkoyma koruma tedbiri nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiş olsa bile adı geçen kararda “Somut olayda davacının şüpheli olarak ifadesi dahi alınmamış olup, yalnızca tescil maliki olarak gözüktüğü araca suç şüphesi nedeniyle el konulmuştur. Özgürlüğünden yoksun kalmayan davacının, zilyetliği konusunda şüphe bulunan aracına el konulduğu iddiasıyla sosyal çevresinde itibarının sarsılması söz konusu olmayıp, dolayısıyla manevi zararı da oluşmamıştır.” görüşü bulunsa bile dava konusu dosyada ... sahibi olan davacı şüpheli sıfatıyla savunmaları alınmış ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-(j) maddesi “eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri” hükmü de nazara alındığında zamanında geri verilmeyen tanker sahibi davacıya mahkemenin sembolikte olsa manevi tazminat vermesi yerinde olduğundan bozma kararındaki bu yöndeki düşüncenin yerinde olmadığını düşündüğümüzden diğer bozma sebepleri bakımından da hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.