Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/6742 E. , 2026/3545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1658 E., 2021/1747 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/6742 E. , 2026/3545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1658 E., 2021/1747 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 1.165.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 31.347,16 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 14.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 31.724,23 TL'ye yükseltilmesi ve değişen vekalet ücretinin ise 7.524,15 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, adli kontrol nedeniyle de davacının zarara uğradığına, davanın tam kabulüne ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/188 Esas – 2018/332 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 14.08.2016-24.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı ve adli kontrol ile serbest bırakıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 29.08.2016-04.04.2017 tarihleri arasında 218 gün tutuklu kaldığı, davacı hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından dava açıldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan 07.12.2018 tarihinde ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 09.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 04.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı, aralarında silahlı terör örgütüne üye olma ve aklama suçlarının da bulunduğu suçlamalarla 10 gün gözaltında ve 218 gün tutuklu kalmış, açılan davada her iki suçtan beraat etmiştir. Haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle açtığı tazminat davasında İlk Derece Mahkemesi 31.347,16 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi maddi tazminatı 31.724,23 TL'ye yükselterek düzeltmiş, 12. Ceza Dairesi manevi tazminat yönünden kararı bozmuştur.
Hukuki İlke: Manevi tazminat nesnel bir ölçüte bağlı olmamakla birlikte; davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklamaya neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kalınan süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle elde edilecek parasal değer birlikte gözetilerek hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak belirlenmelidir.
Uygulama Sonucu: Bozma: Daire, 218 günü aşan özgürlük kısıtlamasına karşılık hükmedilen manevi tazminatı belirlenen ölçütlere uymayacak ölçüde eksik bularak, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı biçimde kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Uzun tutukluluk sonrası beraat eden müvekkil için manevi tazminat düşük belirlendiğinde, davanın kesinleşme tarihine kadar faiziyle ulaşılacak reel değerin makul olması gerektiği yönündeki bu içtihat temyiz dilekçesinin omurgası yapılmalı; birden fazla ağır suçlamanın bir arada bulunması da tazminatı artırıcı unsur olarak işlenmelidir.