İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6657 K.2024/4608

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun…

Esas2023/6657Karar2024/4608Tarih25 Eylül 2024Okuma13 dk · 2.603 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/6657 E., 2024/4608 K.

Karar tarihi
25 Eylül 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/245 E., 2023/145 K
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

2.603 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükümlerinin, sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği,

mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğine, taksirli sorumluluğun yasal unsurlarının gerçekleşmemiş olduğuna, yapı ruhsatını ve yapı kullanma izin belgelerini düzenleyen ve kontrol eden müvekkiller ..., ... ve ... yapı ruhsatının düzenlendiği dönemde Belediye bünyesinde çalışan mühendis veya mimar olmadığı için bu işler ile görevlendirilmiş olduğuna, yapı ruhsatının düzenlendiği dönemdeki teknik imkanlar ve yürürlükteki yasal mevzuata göre yapı ruhsatını eksiksiz olarak vermiş olduklarına, müvekkillerinin görevlerinin,

inşaatın yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlara uygun olarak hazırlanan evrakların kontrolünü yapmak ve ruhsat belgesini düzenlemek olduğuna, müvekkillerinin, binanın yapımında kullanılan malzemeleri denetlemek, binayı yapım aşamasında kontrol etmek, binanın yapı projesine ve ruhsat dosyasına yapı elamanları yönünden uygun olup olmadığını denetlemek gibi görevleri olmadığına, bu görevlerin fenni mesule ait olduğuna, müvekkillere atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına, illiyet bağı bulunmadığına bu nedenle müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine,

numunelerin usulüne uygun alınmadığından delil olma niteliğinin bulunmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkillerin olsa olsa görevi kötüye kullanma suçundan dolayı sorumlu tutulabileceğine, bu suç açısından zamanaşımı süresinin ise müvekkillerin ruhsatı düzenlediği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 1996 yılında düzenlenmesi nedeniyle zamanaşımına uğramış olduğuna, bu sebeple düşme kararı verilmesi gerektiğine, bilinçli taksirin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B.

Sanık ... müdafinin temyiz isteği; deprem dolayısıyla yıkılan apartmana imar mevzuatına uygun olarak 09. 10.1996 tarihli yapı ruhsatı ruhsat verilmişse de, bina yaklaşık 10 yıl içinde tamamlanmış olduğuna, müvekkilinin ruhsat verilmesinden sonra ve fakat inşaatın tamamlanmasından önce, Erciş Belediyesindeki görevinden ayrılmış olduğuna, dosya kayıtlarından anlaşıldığı kadarı ile söz konusu binanın zemin katındaki 25 metrekarelik alanının tamamlanması nedeniyle yapı sahibinin müracaatı üzerine ancak 03.02.2003 tarihinde kullanıma hazır hale gelmesi nedeniyle bir dükkanına kısmi yapı kullanma izin belgesi verilmiş olduğuna,

Esasen müvekkilimizce bir kısım diğer belediye çalışanları ile birlikte verilen ruhsat, 5 yıllık süre geçtiği için hükümsüz hale geldiğine, yapı sahibi tarafından ruhsat alınmadığı/yenilenmediği gibi, yapının ruhsat ve eklerine aykırı inşası gerçekleştirilmiş ve yapının kullanım süresinde bir kısım yapı elemanları ortadan kaldırılmış olduğuna, geçersiz olduğu kabul edilen ruhsat dolayısıyla müvekkili hakkında mahkemenin vermiş olduğu düşme kararının beraat şeklinde bozulması gerektiği halde, cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin kusurunun bulunmadığına,

mahal mahkeme tarafından müvekkilinin haklı savunmaları kapsamında yapının yıkılması ile taşıyıcı unsurların ortadan kaldırılması arasında nedensellik bulunup bulunmadığı hususunda yeni bir rapor aldırılması gerekliyken, eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ruhsatın verildiği tarih itibariyle 657 sayılı yasa uyarınca devlet memuru olan müvekkili hakkında taksirle öldürme suçu bakımından verilmiş bir soruşturma izni olmadığına, müvekkili hakkında sadece görevi ihmal yönünden soruşturma izni verilmiş ve yargılamada bu suç çerçevesinde yapıldığına, aynı dosyada yargılanan sanık ...; binanın projelerini hazırladığı,

aynı zamanda binanın yapımından sorumlu fenni mesul olduğu bu nedenle yapım aşamasındaki teknik eksiklerin yeterince kendisi tarafından kontrol edilmediği ve bu nedenle binanın yıkılmasından sorumlu olduğu halde, Erciş Ağır ceza Mahkemesinin bilinçsiz taksirleri nedeniyle sanıklar ..., aynı derecede sorumlu olan yapı sahibi ve müteahhidi İsmail bayram hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl cezalandırılmasına karar verildiği ve haklarında HAGB kararı verildiği, bu karara Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmediği,

Yargıtay dairesi de verilen bu kararı aynen onayladığı halde müvekkili hakkında bilinçli taksirden dolayı ceza istenmiş olması karar içeriği ile çelişki arz ettiğine, yine aynı şekilde Belediye görevlileri ile birlikte aynı belgelerde imzası bulunan Belediye Başkanı ...

Hakkında verilen düşme kararına, Erciş Cumhuriyet Savcılığınca yapılan temyiz itirazı Yargıtay 12. ceza dairesi tarafından red edilerek hükmün onanması kararı verilmesine rağmen, müvekkili hakkında bilinçli taksirle ceza verilmesi istenmesi kararının kendi içinde çelişki arz ettiğine, müvekkilinin savunmalarını göz ardı eden ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen rapora göre kurulan hükmü temyiz etme zarureti hasıl olduğuna ilişkindir. C.

Sanık ... müdafinin temyiz isteği; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, dava konusu apartman inşaatının Yapı Ruhsatında müvekkilinin imzası bulunmadığına, müvekkilin imzasının bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi ise dönemde yürürlükte bulunan yasal mevzuata uygun bir şekilde düzenlenmiş olduğuna, müvekkilin uzmanlık alanı olmayan konuda, hiçbir tecrübesi ve bilgisi olmadığı yeni memuriyete başladığı dönemlerde, ne olduğunu dahi bilmediği,

sonuçlarının asla tahmin edemeyeceği şekilde çalıştığı Belediye tarafından uzman personel eksikliği gerekçe gösterilerek yetki ve görev tanımıma uygun olmayan bir alanda görevlendirmesinin sonucu zorunlu olarak imzaladığı bir belgeden dolayı bilinçli taksirle adam öldürme suçundan yargılanması hukuka açıkça aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükme elverişli her türlü şüpheden uzak ve kendi içinde çelişkiler barındıran rapordaki eksik inceleme ve araştırmaya dayalı rapordaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğuna,

yıkılan binadan alınan karot örneklerinin ceza hukuku bakımından kesin somut ve bilimsel veri olması için, ilgili yasal mevzuatlarda belirtilen sürede inceleme yapılıp yapılmadığına dair teknik donanıma sahip bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak her sanık yönünden illiyet bağı ile yüklenicinin ağır kusurunun kesin ve net olarak tespiti gerekirken bu eksikler giderilmeden müvekkilin mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğuna, müvekkil mesleki anlamda mühendis mimar veya inşaat teknik bilgisine sahip bir personelinin sahip teknik bilgilere sahip olmadığına,

müvekkilinin inşaat yapım sürecinde teknik bilgi sahibi olacak bir eğitime ve yeterliliğe sahip olmadığından dolayı yapının sürece uygunluğunu denetim yeterliliğine sahip değilken, mesleki ve teknik bilgiye sahip olmayan müvekkilin, dava konusu olaydaki neticenin meydana gelebileceğini öngörmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bilinçli taksirin maddi ve manevi unsurları müvekkil yönünden oluşmadığına, müvekkilin yapı ruhsatında imzasının bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda bilinçli taksirle adam öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağına, kabule göre;

müvekkilin neticenin meydana gelmesinde eyleminin oluştuğu kabul edilse dahi gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlenmesi (müvekkilin yapı ruhsatında imzası bulunmamaktadır.) ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı müvekkilin üzerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228 Maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına,

bu nedenle bilinçli taksirle adam öldürme suçunun yasal unsurları oluşmadığından müvekkilin atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede. 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Erciş İlçesi ... Mahallesi 81 ada ve 30 parselde bulunan ...

Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu iki kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; bina sahibinin sanık İsmail Bayram, inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ... olduğu ve bu sanıklar hakkında ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verildiği olayda; dosya kapsamından, binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 09.10.1996 tarih ve 96/14 numaralı yapı ruhsatının verildiği, yapım yılına göre, 1997 yılından önce inşa edildiğinden 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği,

apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin bulunduğu ancak zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının bulunmadığı, birinci yapı kullanma izin belgesinin 03.02.2003, ikinci yapı kullanma izin belgesinin ise 22.03.2004 tarihinde verildiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, bina zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşmakladır.

09.10.1996 tarihli yapı ruhsatına göre bina dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşmakta olup, mimari projeden de binanın, zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu ancak, yapı ruhsatında belirtilen zemin kat yüksekliği mimari ve statik projeler ile uyumlu olmayıp, normal kat yüksekliklerinin ise birbirleriyle uyumlu olduğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan 10/08/2012 tarihli bilirkişi raporunda; ...

Apartmanına ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 6.07N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen bu basınç dayanımı, 1975 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan Bl60'dan daha düşük olduğu, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina önem katsayısı 1 olduğu, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu,

ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre zemin kat kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, yerel zemin sınıfının Z3 deprem bölgesinin 2. derece olarak belirlendiği, dosya kapsamında gönderilen beton numuneleri içerisinde standart dışı büyüklükte agregalar tespit edildiği, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temel kirişlerinin, zemin emniyet gerilmesi ve kesit alanı açısından %48'inin yetersiz olduğu,

sonuç olarak yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığına ilişkin tespitlere yer verildiği, 10.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda, yapı ruhsatını düzenleyen, kontrol eden,onaylayan belediye görevlilerinin ..., ... ve ... olduğunun, bina mahallini tetkik eden teknik görevlilerin ..., ... (...), ... olduğunun, 1. ve 2. yapı kullanma izin belgesini tetkik eden, onaylayanın ise ... ve ... olduğunun tespit edildiği,

Mahkemece hükme esas alınan 27/08/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; imar ve belediye mevzuatına göre belediyelerin ruhsat verdikleri inşaatların yapımıyla ilgili denetleme görevlerinin, binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevlileri sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususun dikkate alınması gerektiği ancak ... apartmanı için statik hesap ve raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği,

statik hesap ve raporu olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren ruhsat süresi dolduğu halde ruhsatı yenilemeden yapı kullanma izin belgesi düzenleyen bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen belediye görevlilerinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği şeklinde rapor tanzim edildiği,

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü soruşturma aşamasında belediye başkanı ve görevlileri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yaptığı ön inceleme sonucunda aldığı 28.01.2013 tarihli kararında, "...09/10/1996 tarihli yapı ruhsatının verildiği ancak beş yıllık süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle ruhsat yenilemesi yapılmadığı gibi,

yeniden ruhsat da alınmadan belediye teknik elemanlarınca yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından bir mahzur görülmediğinin tespitinin yapılarak 03/02/2003 ve 22/03/2004 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin verilmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 29 ve 30. maddelerine aykırı hareket edildiği anlaşıldığından..." gerekçeleri ile soruşturma izni verildiği, mahkemece "...Bilirkişi raporlarında, Belediye görevlilerinin (yapı ruhsatında isimleri bulunan) sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de;

sanıkların gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlemeleri ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı sanıkların üzerilerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228 Maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı,

bu suça ilişkin zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 1996 yılında düzenlenmesi nedeniyle zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine..." ilişkin verilen hükümlerin, sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli ilâmıyla; "...Yapı ruhsatını ve yapı kullanma izin belgelerini düzenleyen ve kontrol eden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından inşaatına başlanılacak yapının statik hesap raporu olmadan yapı ruhsatı verilmesi,

yapı ruhsatının verildiği ancak beş yıllık süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle ruhsat yenilemesi yapılmadığı gibi, yeniden ruhsat da alınmadan belediye teknik elemanlarınca yapını ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından bir mahzur görülmediğinin tespitinin yapılarak, 03/02/2003 ve 22/03/2004 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin verilmesi nedeniyle.

3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “ Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.

Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir.

Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30. maddelerindeki. "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir.

Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır...", "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için, inşaat ruhsatını veren belediye, valilik veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik bürolarından. 27'nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise, ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir.

Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik büroları, mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir.

Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır..." hükümlerine aykırı davrandıkları, binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın, objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, yapı ruhsatı,

yapı kullanma izin belgesi ve bina mahallini tetkik etmek ve onaylamada üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak,

suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne sebebiyet veren sanıklar hakkında,

adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erciş Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden,

SONUÇ / HÜKÜM

sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6657
Karar No
2024/4608
Tarih
25 Eylül 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6655 K.2025/7346
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6653 K.2024/486
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6649 K.2024/883
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6638 K.2024/708
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6634 K.2025/516
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6627 K.2024/5446

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.