İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/925 Karar: 2024/5407 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/925 K.2024/5407

12. Ceza Dairesi 2023/925 E. , 2024/5407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/343 E., 2021/216 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan Ku

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/925 E. , 2024/5407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/343 E., 2021/216 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan Ku

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/925 E. , 2024/5407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/343 E., 2021/216 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında katılan ...'ya yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, katılanlar ... ve ...'e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca adı geçen her bir katılan yönünden ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda verilen 28.06.2016 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3, 62, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca adı geçen her bir katılan yönünden ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin, katılanlar ..., ..., ... vekilinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda verilen 22.10.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında katılan ...'ya yönelik müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gözetilerek aynı Kanun'un 226/3-1, 43, 62, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, katılanlar ... ve ...'e yönelik müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gözetilerek aynı Kanun'un 226/3-1, 62, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca her bir katılan yönünden ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize, Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2021/8180 Esas, 2022/1815 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.02.2023 tarihli ve 2022/8279 Esas, 2023/1367 Karar sayılı devir kararı ile de tekrar Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayin edildiğine, zincirleme suç koşullarının mağdurlar ... ve ... yönünden de oluştuğunun ve zincirleme suç hükmü gereğince yapılacak artırımın üst hadden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine, katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeyle ve alt sınırdan ceza tayin edilmesi suretiyle hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, re'sen belirlenecek diğer sebeplerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; müstehcenlik suçundan dava açılmadığı ve müstehcenlik suçunun unsurları oluşmadığı hâlde hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayalı olarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, 22.10.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanığın, onyedi yaşı içerisinde bulunan mağdur çocuk ...'nın cinsel ilişki pozisyonundaki görüntülerini, ondört yıl onbir aylık olan mağdur çocuk ...'in çıplak resimlerini, onbir yaşı içerisinde bulunan mağdur çocuk ...'nin de ağzına penisini sokup görüntülerini kaydetmesi biçiminde sübut bulan eylemlerinden dolayı her bir mağdur çocuğa yönelik 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun'un 226/3-1. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçlarını işlediği, ayrıca alınan bilirkişi raporuna göre mağdur çocuk ...'ya ait görüntülerin farklı tarihlerde kaydedildiğinin tespit edilmesi nedeniyle sanığın adı geçen mağdura yönelik eylemlerinde 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gözetilerek aynı Kanun'un 226/3-1. maddesindeki müstehcenlik suçundan mağdur çocuk sayısınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yerel Mahkemenin sanık hakkında her bir mağdur çocuğa karşı kasten işlemiş olduğu müstehcenlik suçundan dolayı hapis cezalarına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak "Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli iptal kararı gözönüne alınarak TCK.nun 53. Maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıyla üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin UYGULANMASINA," şeklindeki uygulamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, bu konuda oluşabilecek tereddütleri gidermeye yönelik değerlendirmelerin infaz aşamasında da yapılabileceği gözetildiğinde, Tebliğname'deki 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında açıklık bulunmamasından dolayı hükümlerin bu nedenle düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar ..., ..., ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen tüm, katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Katılan Kurum yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca, mahkûmiyetine karar verilen sanık aleyhine ve vekille temsil edilen katılan Kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına, "9- Katılan Kurum yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca belirlenen 8.200,00 TL vekâlet ücretinin mahkûmiyetine karar verilen sanıktan alınarak katılan Kuruma verilmesine," bölümünün eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla