İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/1003 Karar: 2025/5370 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1003 K.2025/5370

12. Ceza Dairesi 2024/1003 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/391 E., 2023/939 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/1003 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/391 E., 2023/939 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/1003 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/391 E., 2023/939 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle ıslah ile 250.000 TL değer kaybı, 500.000 TL de kazanç kaybı olmak üzere toplam 750.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddine, 15.588,88 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/474 Esas – 2014/351 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ... plaka sayılı kamyonetine 15.09.2009 tarihinde 5607 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan el konulduğu, yapılan yargılama sonunda aracın müsaderesine karar verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli 2016/8501 Esas ve 2020/2903 Karar sayılı ilamı ile "suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının zulanın masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülerek hak sahibine iadesine" şeklinde kamyonetin davacıya iadesine hükmedildiği, iade hükmünün 25.02.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen iade hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, aracın 14.04.2017 tarihinde tasfiye edildiği ve bedelinin emanete alındığı, aracın kasko bedelinden tasfiye nedeniyle emanete alınan bedelin mahsup edilmesi nedeniyle geriye kalan miktarın maddi tazminat olarak belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre; aynı Kanun'un 13/1-a bendi gereğince kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması durumunda veya kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, el konulan araç alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait araca 15.09.2009 tarihinde 5607 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince kaçakçılık suçunun işlenmesinde kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklandığı veya taşındığı gerekçesiyle fiilen el koyma kararı verildiği anlaşılmakla, fiilen el koyma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında koşulları oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi temyiz edenin sıfatına doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Cizre'de 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu kapsamında gizli tertibatlı kamyonetine el konulup tasfiye edilen davacı, aracın düşük bedelle satılması ve kullanılamaması nedeniyle koruma tedbiri tazminatı talep etmiştir.

Hukuki İlke: CMK 128/4 ve 5607 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kaçak eşyanın gizli tertibat içinde saklanması/taşınması halinde araç alıkonulup tasfiye edilebilir; fiilen el koyma koşulları oluştuğunda CMK 141/1-j tazminat koşulları oluşmaz.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Kaçakçılıkta kullanılan aracın tasfiyesinde tazminat için el koymanın 5607 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki özel koşulları taşımadığı gösterilmeli; koşullar mevcutsa düşük satış bedeli veya kazanç kaybı talebi reddedilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla