İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2028 Karar: 2025/7175 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2028 K.2025/7175

12. Ceza Dairesi 2024/2028 E. , 2025/7175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4747 E., 2023/5189 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurula

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2028 E. , 2025/7175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4747 E., 2023/5189 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurula

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2028 E. , 2025/7175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4747 E., 2023/5189 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının 30.12.1992 tarihinde gözaltına alınıp, 29.12.2015 tarihinde tahliye edildiği, gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra verilen ceza nedeniyle hükümlü olarak geçirdiği süreye ilişkin yargılamanın yenilenmesi neticesi beraat ettiği, böylece uygulanan koruma tedbiri ve hüküm infazında geçen sürelerin haksız işlem mahiyetinde olduğu, davacı taraf her ne kadar 2005 öncesi asgari ücret ve günümüz satın alma değerine göre davacının gelir durumunun belirlenmesi, bunun için bilirkişinin esas aldığı kriterin yetersiz olduğu, dönemin altın dolar gibi ekonomik değerlerinin esas alınarak güncelleme yapılması gerektiği itirazında bulunmuş ise de, davacının 2005 yılı öncesi asgari ücret karşılığı elde etmesi muhtemel geliri o dönem altın ve döviz gibi farklı ekonomik değerlerde kullanıp gelir elde edeceğinin kabul edilebilir olmadığı, yargılamaya konu olay yönünden mahrum kalınan gelirin belirlenerek maddi zarara esas alınabileceği, o dönemde asgari ücrete göre elde etmesi söz konusu olan ve mahrum kaldığı geliri daha yüksek gelir getiren başka ekonomik araçlarda kullanacağı yönünde bir ispatın da bulunmadığı gözetildiğinde 2005 yılı öncesi asgari ücretin satın alma kriterine göre güncellenmesinde daha yüksek gelir getiren ensturmanların esas alınamayacağı, bu nedenle itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiş olup, davacının gözaltı, tutuklu, hükümlü olarak kaldığı sürede; ailesinin cezaevi ziyareti, cezaevinde yaptığı masraflar, tutukluluk nedeni ile uğradığı kayıp, ve cezaevi ziyareti nedeni ile yapılan giderler cezaevinde yapmış olduğu ihtiyaç harcamaları, kişisel ihtiyaçlara ilişkin olup, tutuklu olmasa dahi yapılacak harcamalar mahiyetinde olduğu doğrudan tutuklama işleminden kaynaklanmadığı ve işlem nedeni ile malvarlığında azalmaya sebep olmadığı ve ayrıca soyut harcama beyanlarına dair belge ibraz edilemediği de gözetilerek maddi zarar kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 239.333 TL maddi ve 165.000 TL manevi tazminatın 30.12.1992 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesiyle hükümdeki maddi tazminata ilişkin "239.333 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine ''87.126,38 TL'' ibaresinin yazılması, manevi tazminat miktarına ilişkin "165.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "150.000 TL" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir, davalı vekili ile davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli, 2022/1411 Esas ve 2023/3273 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminatın davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 87.126,38 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/170 Esas 2017/238 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü içinde yer alıp devlet topraklarının bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemler olarak nitelendirilen yağma suçuna teşebbüs ve yağma suçundan 30.12.1992 tarihinde gözaltına alındığı, 12.01.1993 tarihinde tutuklandığı, İstanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 20.10.1999 tarihli ve 1993/161 E. 1999/376 K. sayılı ilamı ile müebbet hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.11.2000 tarih 2000/2331 Esas 2000/3020 Karar ilamı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği, davacı hükümlü tarafından 04.06.2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğu ve Mahkemenin İkinci Dairesi 21.07.2009 tarihli kararıyla Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğinin tespiti edildiği, daha sonra davacı tarafından yargılanmanın yenilenmesi yoluna başvurulduğu, 29.12.2015 tarihinde tahliye edildiği, yeniden yapılan yargılamada İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli 2015/170 esas ve 2017/238 karar ilamı ile davacının istemi kabulüne, İstanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 20.10.1999 tarihli ve 1993/161 E. 1999/376 K. sayılı ilamıyla davacı hakkında verilen hükmün iptaline ve davacının beraatine karar verildiği, bu suretle davacının 30.12.1992-29.12.2015 tarihleri arasında 8399 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı,beraat hükmünün 02.11.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesiyle hükümdeki maddi tazminata ilişkin "239.333 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine ''87.126,38 TL'' ibaresinin yazılması, manevi tazminat miktarına ilişkin "165.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "150.000 TL" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı vekili ile davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.09.2023 tarihli, 2022/1411 Esas ve 2023/3273 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminatın davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 87.126,38 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Silahlı terör örgütü ve yağma suçlarından 30.12.1992'de gözaltına alınıp tutuklanan davacı müebbet hapis almış, AİHM'in Sözleşmenin 6. maddesinin ihlaline dair kararı üzerine yargılama yenilenmiş ve beraat etmiş; 8399 gün özgürlükten yoksun kalan davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.

Hukuki İlke: Yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat eden kişinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre haksız koruma tedbiri niteliğindedir ve CMK 141 vd. uyarınca maddi/manevi tazminat gerektirir; 2005 öncesi mahrum kalınan gelir asgari ücretin satın alma gücüne göre güncellenir, altın/döviz gibi daha yüksek getirili araç varsayımına dayandırılamaz.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Uzun süreli haksız tutuklulukta maddi zararı asgari ücret güncellemesiyle hesaplatın; cezaevi ziyaret/kişisel gider gibi tutuklu olunmasa da yapılacak masraflar maddi zarar sayılmaz, esas kazancı manevi tazminatın yüksek belirlenmesine yoğunlaşın.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla