Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3098 E. , 2024/6501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/607 E., 2022/354 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün ; mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan zorunlu vekili
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3098 E. , 2024/6501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/607 E., 2022/354 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün ; mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan zorunlu vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde mahalli Cumhuriyet savcısının 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Suçtan doğrudan zarar gören 01.01.2002 doğumlu katılan ...’ın 03.11.2015 tarihinde zorunlu vekili olarak Av....'nun görevlendirildiği, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında katılanın 18 yaşını doldurduğu, yargılama sırasında atanan zorunlu vekilin ise katılanın 18 yaşını doldurması nedeniyle görevinin sona erdiği, katılanın yokluğunda verilen kararın, katılana tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden zorunlu vekile tebliğ edildiği ve zorunlu vekilin kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 21.02.2024 tarihli tevdii kararı sonrasında gerekçeli kararın katılana usulüne uygun olarak teblig edilmesine rağmen ayırt etme gücü bulunan katılanın kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle zorunlu vekilin, hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 89/4 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma eyleminde sanık hakkında TCK'nın 89/4 maddesinden hüküm kurulması yerine TCK'nın 89/1 maddesinden hüküm kurulması nedeniyle usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanığın tali kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası neticesinde taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 89/4, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9900 TL adli para cezasına ilişkin verilen kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2021 tarihli kararı ile dosyanın basit yargılama usulünün değerlendirmesinde zorunluluk olması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece 69 promil alkollü sanığın tali kusurla neden olduğu trafik kazası neticesinde katılan ...'ın 2. Derece kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları kabul edilerek sanığın TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 89/4, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden; Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre; 29.03.2015 günü, saat 00.45 sıralarında, aydınlatmanın olduğu meskun mahalde, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş caddede sağ şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, önünde sol şeritte seyir halindeyken kavşaktan geçiş yapan katılanın aracını görüp yol vermek amacıyla yavaşlayan aracın aracın sağından geçerek kavşağa giriş yaptığı esnada solundan gelen katılanın aracıyla çapışması sonucu katılan ...'ın ikinci derece kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarında sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirlendiği, sanığın saat 03.17 de alkolmetre ile yapılan ölçümde 0,69 promil alkollü olduğu, 00.45 olan kaza saatinde ise 1,07 promile tekabül edeceğinin belirlendiği olayda, 1-Taksirli eylemi neticesinde birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilen sanığın eylemine uyan TCK’nın 89/4 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı olarak TCK’nın 89/1, 89/2-b maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi ve sonrasında TCK'nın 89/4 maddesi uyarınca kademeli uygulama yapmak suretiyle hükümde çelişki yaratılması, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde aynı belge numarası adı altında "B ve A2" sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve ayrıca B sınıfı dışındaki diğer sınıf sürücü belgeleri ile B sınıfı sürücü belgesi ile kullanılan otomobil türünden araçların kullanılmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında, sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle sadece B sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "B ve A2" sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B.Katılan Zorunlu Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Suçtan doğrudan zarar gören 01.01.2002 doğumlu katılan ...’ın 03.11.2015 tarihinde zorunlu vekili olarak Av....'nun görevlendirildiği, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında katılanın 18 yaşını doldurduğu, yargılama sırasında atanan zorunlu vekilin ise katılanın 18 yaşını doldurması nedeniyle görevinin sona erdiği, katılanın yokluğunda verilen kararın, katılana tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden zorunlu vekili olarak görevlendirilen avukata tebliğ edilmiş ve zorunlu vekili kararı temyiz etmiş ise de anılan kararın katılan ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen ayırt etme gücü bulunan katılanın kararı temyiz etmemiş olması karşısında hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan zorunlu vekilin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2024 tarihinde karar verildi.