Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3112 E. , 2024/6197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/592 esas, 2022/213 karar SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3112 E. , 2024/6197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/592 esas, 2022/213 karar SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli ve 2020/430 esas, 2021/476 sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2021 tarihli ve 2021/1333 değişik iş sayılı kararını müteakip yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 89/2-b, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/592 esas, 2022/213 karar sayılı kararının 06/04/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 94660652-105-02-5631-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66017 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66017 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...1- Karar tarihinden önce, 19/08/2020 tarihinde 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas 2020/33 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde düzenlenen "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, "...basit yargılama usulü..." yönünden iptaline karar verildiği, sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun basit yargılama usulüne tabi olduğunun gözetilmemesinde, 2-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra anılan Kanun'un 89/2-b maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılarak 270 gün yerine, 360 gün adli para cezasının belirlenmesinin ardından, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 225 gün yerine, 300 gün adli para cezası tespit edilerek aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince yapılan paraya çevirme işlemi sonunda 4.500,00 Türk lirası yerine, 6.000,00 Türk lirası adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir...." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın sevk ve idaresindeki... plakalı araçla Gölbaşı caddesi istikametinde seyir halindeyken 1201 nolu sokak kavşağına gelip bu sokağa doğru sola dönüş yaptığı esnada karşı istikamette gelen katılanın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu katılanın 6. Derece kırık oluşacak şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağı soruşturma ve kovuşturma sırasında alınan bilirkişi raporlarında sanığın asli kusurlu, katılanın ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği olayda; yargılama sonunda sanığın TCK 89/1 maddesi uyarınca 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, kemik kırığı oluşması nedeniyle TCK 89/2-b maddesi uyarınca 1 kat arttırılarak 360 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62 maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, günlüğü 20 TL üzerinden hesaplanarak sanığın neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53/6 maddesi uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verildiği, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf etmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 29/03/2022 tarihli kararı ile o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun süresinde olmadığından, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddine, sanığa fazla ceza tayin edilmesi ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesi hususlarının yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu gözetilerek kanun yararına bozmayı düzenleyen CMK 309 maddesinin uygulanmasının temini bakımından ilk derece mahkemesince Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarın sağlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. A. İhbarnamedeki (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Sanığın mahkumiyetine dair kararın 29.03.2022 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, kanun yararına bozma konusu yapılan kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına yönelik takdirde bulunduğu anlaşılmış olup kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki (1) numaralı bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. B. İhbarnamedeki (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; İnceleme konusu hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra anılan Kanun'un 89/2-b maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılarak 270 gün yerine, 360 gün adli para cezasının belirlenmesinin ardından, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 225 gün yerine, 300 gün adli para cezası tespit edilerek aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince yapılan paraya çevirme işlemi sonunda 4.500,00 Türk lirası yerine, 6.000,00 Türk lirası adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. İhbarnamedeki (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/592 esas, 2022/213 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d. bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının (2) numaralı paragrafında yer alan, "360 gün adli para cezası" ibaresinin " 270 gün adli para cezası" şeklinde, hüküm fıkrasının (3) numaralı paragrafında yer alan "300 gün adli para cezası" ibaresinin "225 gün adli para cezası", (4) numaralı paragrafında yer alan "6.000,00 TL adli para cezası" ibaresinin, "4.500,00 TL adli para cezası" şeklinde değiştirilmesi ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, B. İhbarnamedeki (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği ihbarnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.