İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3809 Karar: 2025/1151 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3809 K.2025/1151

12. Ceza Dairesi 2024/3809 E. , 2025/1151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2064 E., 2024/1426 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3809 E. , 2025/1151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2064 E., 2024/1426 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3809 E. , 2025/1151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2064 E., 2024/1426 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1-2 ve 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; mühendis ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanı olan sanığın alkolü ilk satarken bile alkolün metil alkol içerebileceği ve içilmesinin ölümüne sebep olacağını bildiği hâlde satmış olması ve alkollerin metil alkol içerdiğini anlamasına rağmen sonucun gerçekleşmemesi için yeterli çabayı göstermemesi sebebiyle neticenin gerçekleşmesini istemediğine ilişkin tavrı bulunmayan sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın üst sınıra yakın tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sübut bulmayan suçtan dolayı yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye de dayanılmaksızın mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, taksirle öldürme suçunun ve bilinçli taksirin yasal unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın üst sınıra yakın ve bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mühendis olan sanık ... tarafından, bir şekilde temin ya da imal edilip, 5 litrelik iki ayrı bidona koyularak, satışa hazır hâle getirilen kaçak alkolü, kendisini ... ismiyle tanıtan sanıktan satın alıp tüketen ve sanığın devamlı müşterileri olan ..., ... ve ...'ün, metil alkol zehirlenmesi ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldükleri, sanığın, ölenler ile tanıklar ... ve ...'ye kaçak alkol satmasının ertesi günü, sattığı 10 litrelik alkolden 5 litresini birer litrelik 5 cam şişeye koyduğu alkolle değiştirmiş olması karşısında, ilk olarak sattığı alkolü içenlerin ölmesi ihtimaline kayıtsız kalmadığı, aksine bu sonucu istemediği, ayrıca, aynı şekilde üretilen içkiyi tüketen tanıklar ... ile ... ölmemiş olup, ölenlerin ölümünün, üretim sırasında metil alkolün uygun dozda kullanılmamasından ya da aşırı tüketimden kaynaklanmasının ihtimal dahilinde olduğu, sahte içkiyi satan sanığın, içki içeriğindeki metil alkol miktarının ölümcül dozda olabileceğini ya da uygun dozda olmasına rağmen aşırı tüketim yapılacağını bilme olanağının bulunmadığı, ancak içilmesi için kayıt dışı ve illegal olarak alkol satan kişinin, sattığı alkolü içen kişi ya da kişilerin metanol zehirlenmesi sebebiyle ölebileceğini öngörmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; kendisini ... ismi ile tanıtan ve daha önce de kaçak alkol ele geçirilmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılan sanık ...'in, devamlı müşterileri olan tanıklar ... ve ... ile adı geçenlerin arkadaşları olan ..., ..., ... isimli şahıslara bidon içerisinde alkol sattığı, beş arkadaşın birlikte satın aldıkları bidon içerisindeki alkolü seyrelterek içmelerinden bir süre sonra, ..., ... ve ...'ın rahatsızlanarak hastahanede tedavi altına alındıkları ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatlarını kaybettikleri, sanığın sattığı iki bidon alkolden bir bidonunu tanık ...'ten geri alarak, yerine 5-6 cam şişede alkol verdiği, değiştirme gerekçesi olarak bidondaki alkolün kötü olduğunu söylediği, Tarım ve Orman Bakanlığı Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünce düzenlenen raporlarda, katılanlar ve tanık ...'in teslim ettiği ve sanıkta ele geçen alkollerin analizinde, bir kısmında metil alkol/metanol tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği raporlarda, ..., ... ve ... isimli şahısların ölümlerinin metil alkol zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli ve 2020/1-320 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararı ile 25.10.2022 tarihli ve 2020/1-321 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararı başta olmak üzere benzer olaylara ilişkin kararlarında da belirtildiği üzere, sanığın alkollü içkinin üretimini yapmaksızın, başkalarından aldığı alkolü, içenlerin zehirlenip zarar görebileceğini öngördüğü hâlde, ölenler ile tanıklar ... ve ...'ye içmeleri amacıyla sattığı, sattığı içeceklerden olay tarihine kadar kimsenin zehirlenmemesinin verdiği güvenle hareket eden sanığın alkol zehirlenmesi neticesinin meydana gelmeyeceği inancı ile hareket ettiği, ölenlerin ölüm neticesi meydana gelmeden önce kendilerine satılan alkolün ne kadarını, ne tür bir karışımla seyrelterek içtiklerinin belirlenemediği, aynı alkolden içen üç kişinin hayatını kaybetmesine karşın, tanıklar ... ve ...'nin zarar görmedikleri, sanığın geçmişte aynı kişilere defalarca yaptığı satışlar nedeniyle ölüm neticesinin gerçekleşmeyeceğine duyduğu güvenle meydana gelen neticeyi istemeyerek satış eylemini gerçekleştirdiği dikkate alındığında, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği, ancak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken İlk Derece Mahkemesince temel cezanın 9 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesinin ve yargılama giderlerinin eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, temel ceza 11 yıl hapis cezası olarak belirlenmek ve eksik olan yargılama giderleri de ilave edilmek suretiyle yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla