İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/98 Karar: 2024/4889 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/98 K.2024/4889

12. Ceza Dairesi 2024/98 E. , 2024/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/493 K. SUÇ : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi a

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/98 E. , 2024/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/493 K. SUÇ : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi a

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/98 E. , 2024/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/493 K. SUÇ : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma ve taksirle yaralama suçlarından sanık Ferhat Altınsoy'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2, 62/1, 52/2. ve 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 500 TL ve 1.500 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2014/905 esas, 2015/840 sayılı kararının 14/12/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17.07.2018 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62/1, 52/2. ve 179/3-2, 62/1, 52/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 1.120,00 Türk lirası ve 360,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/183 esas, 2022/493 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.11.2023 gün ve 94660652-105-34-20378-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128481 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128481 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Olay tarihinde sanığın 1,39 promil alkollü şekilde idaresindeki otomobille, yerleşim yerinde seyir halinde iken u dönüşü yapmak istediği sırada müştekinin içerisinde bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda müştekinin basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda sanığın her iki suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 1,00 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğini ve vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil düştüğünün belirtildiği, kazadan yaklaşık dört saat sonra saat 23.43'de yapılan ölçümde 1,39 promil alkollü olduğu tespit edilen ve dolayısıyla olay günü kaza anında 1,00 promilin üstünde alkollü olduğu anlaşılan sanık hakkında taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemesinde, 2- Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/03/2016 tarihli ve 2015/4097 esas, 2016/3289 karar sayılı ilâmında “…..Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği…” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 1.39 promil alkollü iken araç kullandığı sırada bir araca çarpması sonucu araç içerisinde bulunan müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu somut olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 62/1 ve 52/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 1.120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, aynı eylem nedeniyle ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkumiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, Kabule göre ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek yeniden yapılan yargılamada basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, Sanığın sabit kabul edilen 5237 sayılı Kanun’un 89/1. maddesinde düzenlenmiş olan taksirle yaralama eyleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişiklik öncesi haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olması karşısında, sanık ve müştekiye soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaşma teklifinin yapılmadan kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- Olay tarihinde sanığın 139 promil alkollü vaziyette idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, altı metre genişliğinde, iki yönlü, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken u dönüşü yapmak istediği sırada aynı yol üzerinde seyir helinde bulunan müşteki ...'ün idaresindeki otomobil ile çarpıştığı ve müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; sanık hakkında taksirle yaralama suçu bakımından hüküm kurulurken sanığın alkollü şekilde araç kullanarak bir kişinin yaralanmasına sebep olduğu ve bu nedenle cezanın bilinçli taksir hükmü gereği arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi ve Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeden aynı eylem nedeniyle ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) ve (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün ise muhakeme sürecini kısaltmayı, işlenen suça karşı etkili ve hızlı bir karşılık vermeyi amaçlayan bir yargılama usulü olduğu, basit yargılama usulünde belirli bir yaptırım ağırlığına kadar olan suçlar bakımından kovuşturma evresinde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yargılamanın tamamlanabilmesine imkan sağlandığı, basit yargılama usulü uygulanması halinde ise sonuç olarak belirlenen cezadan dörtte bir oranında indirim yapılacağı, bu kapsamda basit yargılama usulünün uygulanması sebebiyle Kanun'un öngördüğü ceza indiriminin uygulanmasının, hükmün değiştirilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, (3) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. 3. Dosya kapsamına göre sanık hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından soruşturma ve yargılama yapıldığı, CMK'nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesine göre, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği anlaşılmakla, (4) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/183 esas, 2022/493 karar sayılı kararına yönelik, 1.(3) ve (4) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE, 2.(1) ve (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/183 esas, 2022/493 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla