Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1158 E. , 2025/6604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/108 E., 2022/506 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER : Her iki suç açısından; zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- onama Dairemizin bozma kararı üzerine ya
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1158 E. , 2025/6604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/108 E., 2022/506 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER : Her iki suç açısından; zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümler, katılan ....................vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2013 tarih, 2013/176 Esas, 2013/844 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.06.2020 tarih, 2017/12343 Esas, 2020/3101 Karar sayılı ilamı ile her iki suça ilişkin hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarih, 2020/108 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 13.06.2023 tarih, 2023/65145 sayılı ve ret- onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği; 2863 saylılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, atılı suçların üst sınırları ile TCK 66/1-e maddesi birlikte değerlendirildiğinde olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zaman aşımı süresinin 12 yıl olduğu, son zamanaşımı kesme tarihinin sanığın ilk sorgusunun yapıldığı 16/05/2013 olduğu, bu tarihe asli zamanaşımı süresi olan 8 yılın eklenmesiyle 16/05/2021 de zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılması için açılan kamu davasının CMK.nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 04.06.2020 tarih, 2017/12343 Esas, 2020/3101 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 1-2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; ...'ın, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 2-Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Açısından ; Sanık hakkında açılan kamu davasının, savunma tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından açılan davalar, bozmadan sonraki yargılamada zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, katılan vekili düşme kararlarını temyiz etmiştir. Mahkeme bozmaya uyulduğuna dair ara karar vermemişse de bozma doğrultusunda uygulama yapıldığından eylemli uyma bulunduğu kabul edilmiştir.
Hukuki İlke: Davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı yalnızca suçtan doğrudan doğruya zarar görene aittir; tazminat, itibar zedelenmesi gibi dolaylı veya muhtemel zararlar bu hakkı vermez, dolayısıyla 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan zarar görmeyen kişinin temyiz yetkisi yoktur.
Uygulama Sonucu: 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunda katılanın doğrudan zararı bulunmadığından temyiz istemi reddedilmiş; hakkı olmayan yere tecavüz suçunda ise savunma tarihinden itibaren olağan zamanaşımı dolduğundan verilen düşme kararı onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Katılma ve temyiz hakkı için suçtan doğrudan zarar görüldüğü somutlaştırılmalı; kamusal menfaati koruyan suçlarda dolaylı zarara dayalı katılma reddedilir ve dosya süre yönünden düşerse mağdur esasa dair sonuç alamaz.