Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/317 E. , 2025/5248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/511 E., 2024/570 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekil
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/317 E. , 2025/5248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/511 E., 2024/570 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 100.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan tutuklandığı, yargılama neticesinde eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabulüyle 1 yıl 8 ay hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden denetim süresinin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin denetim süresi sonunda verilmiş düşme ya da hükmün açıklandığına ilişkin bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu hükmün kesinleştiği, mahkemece denetim süresi sonunda düşme kararı tespit edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, mahkemesinden düşme kararı almak için süre talep edildiği ancak bu hususun değerlendirilmediği, her halde davacının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasından daha fazla tutuklu kaldığı, buna göre CMK'nın 141/1-f maddesi kapsamında tazminata hak kazanıldığı hususu gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve davalı kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/81 Esas 2017/216 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan 08.09.2014 - 25.04.2017 tarihleri arasında 960 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden denetim süresi sonunda hükmün açıklanması veya davanın düşmesine karar verilmesi halinde tazminat hakkında değerlendirme yapılabileceği, dosya kapsamında düşme ya da hükmün açıklandığına ilişkin belge tespit edilemediği, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde imal ve temini suçlamasıyla 08.09.2014-25.04.2017 arasında 960 gün tutuklu kalan davacının eylemi yargılamada kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak vasıflandırılmış ve 1 yıl 8 ay hapis cezası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davacının 100.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat davası, HAGB denetim süresi sonunda düşme veya hükmün açıklandığına dair karar bulunmadığı gerekçesiyle bozma sonrası yargılamada da reddedilmiş; davacı vekili tutuklu kalınan sürenin cezadan fazla olduğunu ileri sürerek CMK 141/1-f'ye dayanmıştır.
Hukuki İlke: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlanan ceza dosyasına dayalı koruma tedbiri tazminatı, ancak denetim süresi sonunda düşme kararı verilmesi veya hükmün açıklanması hâlinde değerlendirilebilir; dosyada bu yönde bir karar bulunmadıkça, tutuklu kalınan süre hükmedilen cezadan fazla olsa dahi tazminat koşulları oluşmuş sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Tebliğname'deki bozma görüşüne aykırı olarak davanın reddi hükmünü oy birliğiyle onamıştır; 960 günlük tutukluluğun 1 yıl 8 aylık cezayı aşması, HAGB süreci sonuçlanmadan tazminata hak kazandırmamıştır.
Dava Strateji Notu: HAGB ile biten dosyada tutuklama tazminatı planlanıyorsa, önce denetim süresinin sonunda ceza mahkemesinden düşme kararı alınması, ardından tazminat davasının açılması veya derdest davada bu kararın dosyaya girmesi sağlanmalıdır; düşme kararı temin edilmeden açılan dava bu örnekte iki kez ret ile sonuçlanmıştır. Tutukluluğun cezadan uzun olması güçlü bir maddi argüman olsa da, usuli ön şart tamamlanmadan tek başına sonuç doğurmamaktadır.